KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2011/18608 E., 2012/14129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işten çıkarılması gerekçesinde yer alan eylemlerinin ... olduğu ve bu eylemlerinin çalıştığı ... olan çocuk bakıcılığı vazifesinde yapılmaması gereken, işi aksatan asıl işinin çocuk bakımı olması sebebi ile çocukların bakımını aksatması ve çocuklar dışında kendi vazifesi olmayan başka işleri yapmak istemesinden kaynaklı çocukların bakımı ile ilgili görevini gereği gibi yapmaması ve bu görevinin vaktinde yerine getirmemesi, örneğin terleyen çocukların üzerini vaktinde değiştirmemesi, altını kirleten çocukların vaktinde altlarını temizlememesi,
gün içinde çocukların uyanık olduğu bakım saatinde çocukları odada yalnız bırakarak veya çocukları bir sandalyeye oturtarak mutfakta kek yapması, bu vesilelerle çocukların bakımında aksamaya sebebiyet vermesi, yüksek sesle konuşarak zaman zaman çocukların uykularından erken uyanmalarına sebebiyet verip uyku düzenini bozması,
bir personel hakkında diğer velilere olumsuz beyanlarda bulunarak diğer çalışanlar hakkında olumsuz intiba uyandırması hususları göz önüne alındığında davacının iş akdinin sonlandırılmasının sebebiyet verdiği ve işverenin davacıyı işten çıkartmakta haklı olduğu ve davacının işten çıkarma sebebi olarak belirtilen davranışların ... olduğugerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara ... açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davalı kurumda bakıcı olarak çalışan davacı işçinin iş akdinin görevini gereği gibi yapmaması ve olumsuz davranışlarda bulunması nedeni ile geçerli sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı tanıklarının beyanları doğrultusunda sonuca gidilmişse de; davalı tanıklarından .......,kendi çocuğunun 2008 yılında kreşe gittiğini, kreşe bebeğini emzirmeye gittiğinde, üzerinde bulunan atletin terli olduğunu, çocukların altlarının değiştirilmesini de aksattığını, sık sık telefon görüşmeleri yaptığını, yüksek sesle konuştuğu ve müzik dinlediği için çocukların uyku düzeninin bozulduğunu, 2010 yılında da diğer velilerden aynı şikayetleri duyduğunu;
... ise zaman belirtmeden çocuğu kreşe gittiğinde gözlemlediği kadarı ile davacının temel görevi olan çocuk bakımının yerine kreşi sahiplenerek müdürün yapması gereken işlerle ilgilendiğini, çocukları bırakıp mutfakta kek yaptığını, veliler hakkında diğer velilere dedikodu yaptığını, diğer çalışanları kötülediğini, yüksek sesle konuştuğu için çocukların sıçrayarak uyandığını belirtmiştir.
Anlaşıldığı üzere davalı tanıklarından biri fesihten 2 yıl önceki olayları anlatırken, diğeri beyanlarında zaman belirtmemiştir. Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinde 9 yılı aşkın zamandır süren çalışma süresi boyunca hiçbir disiplin cezası almadığı, hatta herhangi bir nedenle savunmasının dahi alınmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı tanık anlatımlarını destekleyen ve fesih tarihine yakın zamanda da davacının aynı davranışlarının bulunduğunu ispatlayacak bir delil dosyada bulunmamaktadır. İş akdinin feshinin haklı ya da geçerli bir nedene dayandığını işveren ispatlamalıdır. Dosyada feshin haklı ya da geçerli bir nedene dayandığı işveren tarafından ispatlanamamıştır.
Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/18608, K. 2012/14129, 21 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama