KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/3845 E., 2011/6980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili davacının davalı işyerinde kamyon şoförü olarak çalışırken13.4.2009 tarihinde işten çıkartıldığını, davacının davalı şirkette iş kazası sonucu sol gözünü görme kaybına uğradığı işten çıkarıldığı günden buyana iş aramasına rağmen bulamadığı, çalışmaya ihtiyacı olduğu, bu sebeple işe iadesine karar verilmesini ve tüm yasal tazminatlarının tarafına ödenmesine talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının şoför olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 18. Maddesi uyarınca işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle feshedildiğini, davacının işe iade davasını kanuni hak düşürücü süre olan 1 aylık süre geçtikten sonra açtığını, bu sebeple davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazları kabul edilmediği takdirde feshin geçerli sebebe dayanması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iş akdinin feshine ilişkin bildirimde soyut olarak işletme gereklerinden bahsedildiği, bu gereklerin neler olduğunun belirtilmediği ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iş sözleşmesi davalı tarafından önelli olarak feshedilmiştir. Dosyada mevcut fesih bildirimine ilişkin yazı 31.03.2009 tarihli olup, bu yazının altında davacının yazıyı teslim aldığına dair imzası mevcuttur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesine göre işe iade davasının fesih bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde açılması gerekmekte olup, yasada öngörülen bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir.
Davacı fesih bildirim tarihindeki tarihe göre bildirimin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayan 1 aylık süre geçtikten sonra davayı 04.05.2009 tarihinde açmıştır.
Her ne kadar mahkemece davacı tarafından bir aylık yasal süre içerisinde dava açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam edilmiş ise de, fesih bildiriminin yapıldığı 31.03.2009 tarihli yazının altına farklı bir tarih belirtmemiştir. Davacı fesih bildirim tarihinin aksini kanıtlamış değildir. Hal böyle olunca hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabule karar verilmesi hatalı olmuş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/3845, K. 2011/6980, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama