KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4837 E., 2011/8804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde genel müdür unvanı ile çalışmakta iken, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının genel müdür olarak çalıştığını, işçi alma ve çıkarma yetkisinin de bulunduğunu, işveren vekili olması nedeniyle işe iade talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işletmenin bütünü sevk ve idare ettiğinin ve işçi alma ve çıkarma yetkisinin bulunduğunun kanıtlanmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
Somut olayda davacının davalıya ait otel işyerinde genel müdür unvanı ile çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Genel müdür işletmenin bütününü sevk ve idare yetkisine sahip olup iş güvencesi hükümlerinden yararlanma bakımından içi alma ve çıkarma yetkisinin bulunması gerekmez. İşletmenin bütününü sevk ve idare ettiği kabul edilmese bile işyerinin bütününü sevk ve idare ettiği açıktır. Buna göre en azından işveren vekili yardımcısı da olsa iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/4837, K. 2011/8804, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama