KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/5308 E., 2012/771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmadan ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının distribütörlüğü sona eren bir firmanın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve taşıdığı risk konusunda şirket satış yönetimini uyarmamak suretiyle zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, şirketi bu firmadan alacaklarını tahsil edemez duruma getirdiğini, davacının sorumlu olduğu bölgedeki satış noktalarından ocak-mayıs 2009 tarihleri arasında 50'den fazla şikayet geldiğini, davacının uyarıları dikkate almadığını, bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacıya savunmasını hazırlaması için makul süre verilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacının işverence yapılan uyarılara rağmen iş tanımı kapsamında kalan görevlerini gereği gibi dikkat ve özenle yapmadığı, bu nedenle işverenin zarara uğradığı, davacının davranışlarının işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen haller olduğu, işyerinde olumsuzluklara yol açacağı ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içerisinde beklenemeyeceği bilirkişi tarafından da tespit edilmiş olup fesih geçerli nedene dayanmaktadır.
Davacı yargılama süresince, kendisine savunmasını yapması için makul süre verilmediği, savunmasının usulünce alınmadığı yolunda bir iddiada bulunmamıştır. Esasen dosyada bulunan davacı savunmasının gayet ayrıntılı olduğu ve yeteri kadar üzerinde düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Hal böyleyken mahkemece tarafların ileri sürmediği ve resen dikkate alınması gerekmeyen bir durumda davacının savunmasının usulünce alınmadığı şeklindeki hatalı değerlendirmeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/5308, K. 2012/771, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama