KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/6363 E., 2012/10789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının işe girerken başka bir şirket ortaklığının bilinerek işe alındığı, çalıştığı sırada davalı şirket bilgilerini kötüye kullandığına yönelik iddia ve ispat bulunmadığı, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu'nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/11. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebep dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davalı şirkette çalışmaya başlarken davalı şirkete rakip olabilecek başka bir şirketin ortağı olduğunu açık bir şekilde belirtmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bağıtlanmış iş sözleşmesinin 9. maddesinde davacının başka bir yerde çalışması işverence açıkça yasaklanmıştır. İş sözleşmesinin anılan hükmü de dikkate alındığında davacının işe girdiği sırada rakip olabilecek başka bir şirketin ortağı olduğunu beyan ettiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi dava konusu işyerinde çalışırken sözü edilen şirket ortaklığı da devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı gözetilmeden dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/6363, K. 2012/10789, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama