KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/6570 E., 2012/11152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep bulunmaksızın ve fesih için öngörülen usule de uyulmaksızın feshedildiğini iddia ederek yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı ... Özel Güvenlik Şirketi'ne ait iş yerine işe iadesine karar verilerek en çok dört aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama halinde sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Özel Güvenlik Şirketi vekili, davacının 01.11.2008-01.11.2010 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının görevlendirildiği Ak Enerji A.Ş' de şirketin talimatlarına aykırı davranarak yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiğini ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi hükmüne göre haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ak Enerji Şirketi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davranışlarının iş sözleşmesinin feshini gerektirecek ağırlıkta davranışlar olmadığı, davacıya bu eylemler sebebiyle uyarı cezası da verildiği, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep bulunmaksızın feshedildiği, ayrıca davalı Ak Enerji şirketi bakımından husumetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ... Özel Güvenlik Şirketi ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl işverenin feshin geçersizliği ve işe kararı verilmesi durumunda işçinin iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süreler ücreti taleplerinden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu İş Kanunundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun'u ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarıda belirtilen hüküm sebebi ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda, davalılar arasında güvenlik işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan şirketinin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir.
Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, asıl işveren yönünden davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/6570, K. 2012/11152, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama