KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/9458 E., 2012/2653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Kestelek Bor İşletmeleri Müdürlüğü tesislerinde yıllardan beri hizmet alımı yoluyla taahhüt işi yapan diğer davalı alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin de aralarında bulunduğu 95 işçi ile ihale gereği tesislerde çalışmaya başladığını ancak şirketin işyerinde işçilere değişik baskılar uygulamaya kalktığını, daha önce 9 işçiyi işten çıkardığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin yersiz ve haksız olduğunu, iş bu feshin iptali ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, teşekküllerinin davacının yanında çalıştığı müteahhitler nezdinde ihale makamı statüsünde yer aldığını ve söz konusu işte kendi kadrolu elemanlarını çalıştırmadığını, bu nedenle dava kapsamında asıl işveren sıfatıyla nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, muhatabının müvekkili kurum olmadığını, davacıyı işten çıkarma ya da işe iadeye yetkisinin bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Turizm Hizmetleri Ltd. Şirketi temsilcisi, davacının gayriahlakı ilişkileri yüzünden işten çıkarıldığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bütün işleri yapmaya davalı ... Temizlik Hizmetleri Tic. Paz. Ltd. Şti. olduğu anlaşıldığından, davacının davalı ... aleyhine açtığı davasının husumet yokluğundan reddine karar verildiği, davalı tarafından bahse konu iddiaları destekler ve teyid eder mahiyette soyut olmayan somut vakıalar ileri sürülmediği, keza bu hususta dosyaya bir belge ya da ifade tutanağı veyahutta bu iddiaları destekler mahiyette tanık ismi bildirilip tanık dinletilmediğinden akdin feshinin bu hali ile haksız ve kötü niyetli olarak davalı tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece dosya içeriğine göre feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi geçerli kabul edilmesine rağmen işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden davalıların birlikte sorumluluğu yönünde hüküm kurulmadan davalı ... hakkında davanın husumetten reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9458, K. 2012/2653, 24 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama