KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/10505 E., 2013/252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, kesinleşen işe iade kararı üzerine süresi içerisinde işverene başvuruda bulunmasına rağmen davalı işverence işe iade edilmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücret alacağı, işe başlatmama tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı işveren davacı işçinin işe iade başvurusu üzerine kanuni süre içerisinde işe davet edildiğini, ancak davacının işe başlamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının süresi içinde işverene başvurduğu, ancak işveren tarafından işe başlatılmadığı gerekçesi ile davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Kıdem ve ihbar tazminatı alacağına yürütülecek faizin başlangıç tarihi taraflar arasında çekişmelidir.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu fesih tarihine göre işverence ihbar ve kıdem tazminatı ödenmelidir.
Kıdem tazminatı için faiz başlangıcı, işçinin işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesih tarihi olmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmaz.
İhbar tazminatı bakımından ise, işe başlatmama yoluyla gerçekleşen fesihten sonra işverenin temerrüde düşürülmüş olması halinde bu temerrüt tarihi, aksi halde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Somut olayda, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, sunulan delillerden davacı delilleri inandırıcı kabul edildiğinden davacının süresi içerisinde işe iade başvurusunda bulunmasına rağmen işe başlatılmadığına ve kıdem, ihbar, işe başlatmama tazminatları ile yıllık ücretli izin ve boşta geçen süre ücret alacaklarına hak kazandığına ilişkin mahkemenin kabul kararı yerindedir.
Ancak; davacının 17.02.2010 tarihinde işe başlatılması hususunda işverene başvuruda bulunduğu, 15.03.2010 tarihinde davalı işveren tarafından eylemli olarak işe başlatılmadığı anlaşıldığından, kıdem tazminatı alacağına 15.03.2010 tarihinden itibaren, ihbar tazminatına ise dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, davacının işe iade başvurusunda bulunduğu 17.02.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/10505, K. 2013/252, 22 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama