KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/11445 E., 2012/30062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalı ... ... ... Tıp Merkezi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde temizlik işlerini üstlenen diğer davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken ... sözleşmesinin haklı veya geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının ihale yoluyla hastanenin temizlik işlerini üstlenen diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, işçi alacaklarından sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın taraf sıfatı yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Turizm İnşaat Bil. Sis.Otomasyon San. Tic. Ltd. Şti. ,işçi alma, işten çıkarma ve işin görülmesiyle ilgili emir ve talimatların davalı Rektörlükçe verildiğini, davacının son zamanlarda verilen görevleri sürekli savsaklayarak ihmal ettiğini, uyarıları dikkate almadığı gibi uyaran yetkililere de karşı geldiğini, ... sözleşmesinin davalı idarenin talebiyle ... Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca feshedildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, ... güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların birlikte sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Karar davalı Rektörlük tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı üniversitenin temizlik işlerini üstlenen davalı şirkete ait işyerinde temizlikçi olarak çalışan davacının ... sözleşmesi davalı şirketçe 30.05.2011 tarihli uyarıdan sonra hal ve hareketlerinde, işe başlılığında, verilen görevleri yerine getirmede, amirlerine karşı saygısız hareketlerine devam etmesi ve çeşitli tarihlerde birim şefleri tarafından tutulan tutanaklar istinaden ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/II-e,h maddesi uyarınca feshedildiği 22.....2011 tarihi itibariyle bildirilmiştir. Davacının 12.05.2009 tarihinde görevini tamamlamadan ve haber vermeden görev yerini terk etmesinden dolayı savunması alınmış, 14.11.2010 tarihinde işe gelmediği, 15.05.2011 ./..
tarihinde temizliği iyi yapmadığı ve kendisine ulaşılamadığı, 07.....2011 tarihinde birlikte çalıştığı arkadaşına çok çalışmamasını, çok çalıştığı için kendisinin de çalışmak zorunda kaldığını söylediği, 10.....2011 tarihinde işe 30 dakika geç geldiği, 13.....2011 tarihinde işe 35 dakika geç geldiği ve görevine 50 dakika geç başladığı, 14.....2011 tarihinde görev yerini izinsiz terk etmesi ve görev alanının kirli olduğu, 17.....2011 tarihinde görev yerini 1,5 saat izinsiz terk ettiği ve 20.....2011 tarihinde işi yavaşlattığına dair tutanaklar tutulmuştur.
Dinlenen tutanak tanıkları tutanak içeriğini doğrulamışlardır. Davacının söz konusu davranışları fesih için geçerli neden teşkil etmekte ise de davacının gerçek işvereni olan davalı şirketin feshin geçersizliğine ilişkin mahkeme kararını temyiz etmemesi karşısında bu husus inceleme dışı kalmıştır. Ne var ki, asıl işverenin müteselsil sorumluluğu, ... Kanunundan, bireysel veya toplu ... sözleşmesinden ... haklar bakımındandır.
Somut olayda alt işverenin mahkeme kararını temyiz etmemesinden ... bir hak söz konusu olup, bu durumda kararı temyiz eden asıl işverenin sorumluluğundan söz edilemez. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 144. maddesine göre “Hilafına mukavele olmadıkça müteselsil borçlulardan biri kendi fiili ile diğer borçluların vaziyetlerini ağırlaştıramaz”. 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 165. maddesi de aynı hükmü ihtiva etmektedir. Şu halde mahkemece feshin geçersizliğine ilişkin mahkemece verilen kararın mali sonuçlarından davalı asıl işveren sorumlu tutulamayacağından, karar bu nedenle bozulmalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı ... Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11445, K. 2012/30062, 28 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama