KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/11554 E., 2012/19799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren yargılama sırasında davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanılarak feshedildiğinin davalı işverence kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde, davadan, karar verildikten sonra haricen haberdar olunduğunu, yargılama sırasında davalı şirkete tebligat yapılmadığını belirtip, davacının fesih sebebi yapılan eylemden dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkum olduğuna ilişkin kararı ekleyerek, feshin haklı sebebe dayandığını ileri sürmek suretiyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Somut olayda, dosya içeriğine göre davalı işveren şirketin, dava dışı Sağlık Bakanlığının Niğde Devlet Hastanesinde alt işvereni olduğu, hizmet alım sözleşmesiyle bu hastanenin bir kısım işlerini üstlendiği anlaşılmaktadır.
Alt işverenlik ilişkisinin söz konusu olduğu durumda, Dairemizin yerleşik içtihadına göre, davanın teşmil yoluyla asıl işverene de yöneltilmesi ve bu suretle asıl işverenin de davalı safında yer almasının sağlanması gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözetilmeden,
dolayısıyla taraf teşkili yapılmadan sonuca gidilmesi doğru değildir. Bu halde, öncelikle dava dışı Sağlık Bakanlığına da dava yöneltilerek davalı safında yer alması sağlanmalı ve göstereceği deliller toplanmalı; davalı şirketle Sağlık Bakanlığı arasındaki hizmet alım sözleşmesi de getirtilip dosya kapsamına alınmalıdır.
Davanın yöneltildiği alt işveren davalı şirket vekilinin, şirkete tebligat yapılmadığına ilişkin savunması dikkate alınarak, dosyadaki tebliğ belgeleri yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalı, usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir.
Davalı alt işverenin, tebligatın usulüne uygun olmasına rağmen davaya cevap vermeyerek ve feshin haklı sebebe dayandığına ilişkin delillerini sunmayarak, sonuçtan kanun gereği müteselsil sorumluluğu söz konusu olan asıl işverenin durumunu ağırlaştıracak böyle bir tutumundan asıl işverenin sorumlu olamayacağı dikkate alınmalıdır.
Geçerli tebligat olmadığı belirlenirse, bu takdirde davalı alt işverene tüm delillerini birlikte sunma imkanı tanınmalı, Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararı özellikle nazara alınmalı, haklı sebebe dayanan fesihte, işverenin fesih öncesinde savunma alma ve yazılı bildirim zorunluluğunun bulunmadığı da göz önüne alınarak karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/11554, K. 2012/19799, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama