İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17559 K.2013/5871

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/17559Karar2013/5871Tarih19 Mart 2013Okuma5 dk · 1.036 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2012/17559 E., 2013/5871 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava
Davacı, yıllık izin ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.036 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, müvekkili işçinin 07.05.2008-14.01.2009 tarihleri arasında nakliye işlerinde şoför olarak çalıştığını, emekliliği sebebiyle işten ayrıldığını, işçilik alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini beyanla, aylık ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, bir kısım işyeri kayıtlarını sunarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında, davacı işçinin aylık ücretinin miktarı, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı, ücret alacaklarının ödenip ödenmediği noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

1-Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır.

İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davacı tarafça aylık ücretinin net 800,00 TL olduğu iddia edilmiş; davalı işverence aylık ücretin SGK kayıtlarında da gösterildiği üzere asgari ücret seviyesinde olduğu savunulmuştur. Mahkemece, davacı işçinin aylık ücret miktarı talep gibi kabul edilmiştir. Ne var ki, davacının iş yerinde fiilen yaptığı işin niteliği netleştirilmediği gibi,

emsal ücret araştırılması da yapılmamıştır. Dava dilekçesinde, davacının şoför olarak çalıştığı ve yapılan işin nakliye işi olduğu belirtilmiş, tanıklarca davacının kamyon şoförü olarak çalıştığı bildirilmiştir. Ancak, yapılan işin şehiriçi, şehirlerarası veya uluslararası eşya, yük taşımacılığı veya başkaca bir nakliye işi olup olmadığı dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır.

Öncelikle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 169 ve devamı maddeleri uyarınca davacı asil, işyerinde fiilen yaptığı iş hakkında isticvap olunmalıdır. Her iki taraf tanıklarının beyanlarına yeniden başvurularak, işyerinde yürütülen iş ve davacının işyerindeki görevi netleştirilmelidir.

Ardından işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2-Fazla çalışma yaptığı ve hafta tatilinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının, hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir.

Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.

Fazla çalışma ve hafta tatili çalışmasının yazılı belgeler ve işyeri kayıtlarına dayanmayıp, tanık anlatımlarına dayanması halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak takdir edilecek uygun oranda hakkaniyet indirimi yapılması gereklidir.

Somut olayda, mahkemece, tanık beyanlarına itibarla davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca haftalık dokuz saat fazla çalışmayla ve tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, yukarıdaki (1) nolu bendde de belirtildiği üzere, yapılan işin şehiriçi, şehirlerarası veya uluslararası eşya, yük taşımacılığı veya başkaca bir nakliye işi olup olmadığı kısacası işin niteliği netleştirilmemiştir.

Anılan nedenle, öncelikle işin niteliği netleştirilmeli, varsa davacının kullandığı araçlara ilişkin takograf kayıtları işverenden celp edilmeli, neticeye göre işyeri kaydına ulaşılamaması halinde, anılan çalışmaların olup olmadığı hakkındaki tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve yoğunluğu nazara alınarak hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirilmeli, fazla çalışma ve hafta tatili alacakları hakkında bir sonuca gidilmelidir.

Yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının varlığı tanık beyanlarına dayandığından, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarları nazara alınarak, hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

3-Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca, gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca, Hakim, her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.

Somut olayda, dava dilekçesinde her bir alacak kaleminin miktarı ayrı ayrı belirtilmeksizin, toplam 9.000,00 TL talep edilmiş, dava ıslah edilmemiştir. Davacı vekilince sunulan, havalesiz 17.10.2010 düzenleme tarihli dilekçede, talep edilen her bir alacak kalemi hakkında, ayrı ayrı miktarlar açıklanmış ise de, açıklanan miktarların toplamı 11.719,50 TL'dir. Anılan nedenle, dava dilekçesinde talep edilen 9.000,00 TL tutarında toplam meblağın her bir alacak kalemi açısından ayrı ayrı açıklanması davacı vekilinden istenilmeli, neticeye göre her bir alacak kalemi bakımından taleple bağlı kalınmalıdır. Yazılı şekilde, talebe konu alacak kalemleri miktarları açıklığa kavuşturulmaksızın karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

4-Davalı işverence dosyaya sunulan işyeri kayıtları arasında bulunan ödeme belgeleri suretlerinden, 07.09.2009 tarihinde 200,00 TL, 19.04.2010 tarihinde 1.500,00 TL, 11.08.2009 tarihinde 800,00 TL, 09.09.2009 tarihinde 500,00 TL, 25.03.2010 tarihinde 800,00 TL tutarındaki ödemelerinin, davacının bir başka vekiline yapıldığına dair bilgilerin bulunduğu, bir kısım ödeme belgelerinde "2009/2430" numarasının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davalı tanığınca ise, davacının ödenmemiş aylık ücret alacakları için kendisine çek verildiği, çek hakkında icra takibi yapılınca ödemenin davacının avukatına yapıldığı bildirilmiştir. Mahkemece, anılan ödemelerin nazara alınmaması ve araştırılmaması hatalıdır.

Öncelikle, her iki taraf vekilinden anılan ödeme belgelerine karşı beyanda bulunulması istenilmeli, ödeme yapılmışsa ödemenin hangi alacağa mahsuben yapıldığı, bir kısım belgelerde belirtili numaranın icra takip veya bir başka dava dosyasına ilişkin olup olmadığı araştırılmalıdır. Gerekirse, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 169 ve devamı maddeleri uyarınca davacı asil isticvap olunmalı, belgelerde ödemeyi aldığına dair imzası bulunan avukattan bilgi istenilmelidir.

Neticeye göre, ödemelerin mahsubunun gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Yazılı şekilde, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/17559, K. 2013/5871, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17559
Karar No
2013/5871
Tarih
19 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17560 K.2013/5872
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17561 K.2013/6011
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/17561 K.2013/5249
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17562 K.2013/6012
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17563 K.2013/5873
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17564 K.2013/5546

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.