İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17590 K.2013/5424

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2012/17590Karar2013/5424Tarih15 Mart 2013Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2012/17590 E., 2013/5424 K.·Avukat ...

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, yıllık izin, ücret, prim ile mobing nedeniyle tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili müvekkilinin 12.02.2007-31.05.2010 tarihleri arasında 600.00 TL ücretle kasiyer olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ücretlerinin ödenmediğini, çalışanların sürekli olarak hakaret, küfür ve tacize maruz kaldıklarını, yaptıkları işlerin sürekli eleştirildiğini, eleştirilerin eleştiri boyutunu aşıp hakaret ve küfre dönüştüğünü, şirketin bir ortağı tarafından her elemana lakap takıldığını, duygusal saldırı (mobing) uygulandığını ileri sürerek,

kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, Mayıs ayı ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve mobing sebebi ile tazminat alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.

Davalı vekili, talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, davacının davalı şirkete ait işyerinde 12.05.2007-29.05.2010 tarihleri arasında asgari ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle işverence haklı olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptırılmadığını, genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalıştırılmadığını, ücret alacaklarının tam olarak ödendiğini, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, işyerinde prim uygulaması bulunmadığını, şirketin ortağı ve yetkililerinin davacı ve arkadaşlarına yönelik dava dilekçesinde belirtilen türden söz ve eylemleri olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 12.05.2007-31.05.2010 tarihleri arasında 1115 gün süre ile kasiyer olarak çalıştığı, davacının zam yapılması talebi ile fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi için davalı işverenle görüştükleri, taleplerinin kabul edilmeyerek iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından sonlandırıldığı, işverence feshin haklı sebeple yapıldığının kanıtlamadığı, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 24 günlük yıllık iznin kullandırıldığının veya ücretinin ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, fazla çalışma yapıldığı,

ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığı ancak ücretlerinin ödenmediği, 62,59 TL ücret alacağı bulunduğu,davalı işverenin iş ilişkisinin devamı sırasında davacıya ''koca popolu'' şeklinde hitaplarda bulunduğu ayrıca davacının yokluğu sırasında da işyerinde çalışanlara davacı için ''arkadaşınızın g...ü patladı'' şeklinde beyanlarda bulunduğu, söz konusu beyanların duygusal saldırı ve hakaret kapsamında kaldığı, mobing sebebiyle tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı kanuni süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği, ihbar tazminatına ve mobing sebebiyle tazminata hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı Kanun'u da, 5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun 14. maddesinde öngörüldüğü gibi ücretin peşin ödeneceği öngörülmemiştir. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sonra ödenmelidir.

Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da tanınmıştır.

İşçinin ücretinin kanun veya sözleşme hükümlerine göre ödenmemesi işçiye bu imkanı verir. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.

Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanmış olması gerekir.

4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.

Somut olayda, davacının, davalıya ait işyerinde 12.05.2007-31.05.2010 tarihleri arasında 1115 gün süreyle kasiyer ve mağaza elemanı olarak çalıştığı, çalışma saatlerinin düzenlenerek vardiyaya dönüştürülmesi ve ödenmemiş hakların ödenmesi konusunda görüşmek için işverenle görüşüldüğünde, hakaret edilerek işten kovulduğunu ileri sürdüğü,

davalının, davacı ve diğer arkadaşlarının 29.05.2010 tarihinde davalı işverenden zam istediklerini, davalı işveren yetkilisinin de çarşının durumu ortada, sabredin dediğini, bunun üzerine davacı ve arkadaşlarının yok sabretmiyoruz, aksi taktirde bırakacağız dediklerini ve 31.05.2010 günü mesai saati bitiminde işyerini toplu olarak terk ettiklerini, 01.06.2010 tarihi ve sonrasında işyerine gelmediklerini, 01.06.2010, 02.06.2010 ve 03.06.2010 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işyerine gelmemeleri sebebiyle tutanak tutulduğunu, 03.06.2010 tarihli ihtarname ile davacının işe davet edildiğini,

ancak davacının hiçbir haklı gerekçesi olmamasına rağmen işyerine gelmediğini iddia ettiği anlaşılmıştır. İşverenin maaş ve mesai saatleri ile ilgili görüşmede davacı ve arkadaşlarını hakaret ederek kovduğuna dair birbirine tanıklık eden ve işverene karşı davası olan davacı tanık beyanlarından başka delil olmadığı, bu durumda, iş sözleşmesinin davacı işçinin işverence işyerinden kovularak işverence haksız olarak feshedildiği olgusunun ıspatlanamadığı ortadadır.

Ancak yapılan yargılama sırasında davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğu tesbit edilmiş olup, bu alacakların ödenmemiş olması, iş sözleşmesinin işçi tarafından 4857 sayılı Kanun'un 24/II. maddesince haklı sebeple feshedilmesi şartlarını oluşturur. İşverence tutulan devamsızlık tutanakları işçinin haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği tarihten sonra tutulduğundan bu tutanaklara itibar edilmesi mümkün değildir.

İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı olarak feshedilmesi halinde ise ihbar tazminatı ödenmez. Hal böyle olunca, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından fazla çalışma va ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği kabul edilerek ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.

Öte yandan, davacı, işyerinde işveren yetkililerince hakaretler edilerek psikolojik baskıya maruz kaldığını iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak talebin kabulüne karar verilmiş ise de, davacıya işverence hakaret edildiğine ve lakaplar takıldığına dair işverene karşı davası olan davacı tanıklarının beyanlarından başka delil bulunmadığı, davalı tanıklarınında bu olayları doğrulamadıkları, davacının psikolojik olarak yıprandığına dair doktor raporu gibi belgede sunulmadığı dikkate alındığında, hizmet sözleşmesinin devamı içerisinde davacının psikolojik tacize maruz kalıp kalmadığı,

davalı işverenin psikolojik taciz sayılabilecek nitelikte hangi tarihte ne şekilde söylem ve eylemlerinin bulunduğu, varsa davacının psikolojik sorunları ile davalının eylem ve söylemleri arasında illiyet bağı olduğu hususlarının teredddüde yer olmayacak şekilde ortaya konulmadığı, mobing sebebiyle talep edilen tazminatın şartlarının oluşmadığı düşünülmeden, bu talebin reddedilmesi gerekirken hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/17590, K. 2013/5424, 15 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17590
Karar No
2013/5424
Tarih
15 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17591 K.2013/5548
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/17592 K.2013/7388
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17592 K.2013/6024
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17593 K.2013/6025
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17595 K.2013/5549
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/17596 K.2013/6026

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.