KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/19065 E., 2012/26540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, işe başlatmama tazminatı, fazla mesai ücreti, harcırah alacağı, hafta tatili, genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına ....... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 21/01/2000-31/03/2006 tarihleri arasında davalı şirkette Antalya bölge şefi olarak çalıştığını, kesinleşen işe iade kararını tebliğ aldıktan sonra süresi içinde işverene işe iadesi için başvurduğunu, ancak davalı işverenin davacıyı işe başlatmadığını, davalının bir kısım ödemede bulunmasına rağmen alacağın tamamının ödenmediği iddia ederek bakiye işe başlatmama tazminatı, fazla çalışma ücreti, harcırah, hafta tatili ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıya iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin ödendiğini, ödemenin davacı tarafından ihtirazı kayıtsız kabul edildiğini, fazla mesailerle ilgili düzenlemeler bulunan 2006 yılı Mart ayı ücret bordrosunu da davacı tarafından ihtirazı kayıtsız imzalandığını, dolayısıyla davacının talep hakkı olmadığını, ayrıca davacını ibraname verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ibranamede davacının haklarını saklı tutması nedeniyle ibranamenin miktar gösterilen alacak kalemleri bakımından makbuz hükmünde olduğu, davacının fazla çalışmaları ispat ettiği, davacının fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve bakiye işe başlatmama tazminatı alacakları olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapmış ise bunun ücretlerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazı kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davalı şirketin bölge şefi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacıya banka kanalıyla yapılan satış primi ödemelerinin araştırılarak sonucuna göre varsa bu ödemelerin hesaplanan fazla çalışma ücretini karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve karşılamadığı tespit edilecek olunursa aradaki farka fazla çalışma ücreti olarak hükmedilmesi gerekirken belirtilen esaslara uyulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan davalı tarafından davacıya gönderilen 26/03/2007 tarihli işe başlatmama bildiriminde 9.919,51 TL boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar, 12.678,80 TL işe başlatmama tazminatı, 33,76 TL mahkeme masrafları olmak üzere toplam 22.632,07 TL ödemede bulunulduğu ifade edilerek bu ödemenin yapıldığına dair 23/03/2007 tarihli dekont dosyaya sunulmuştur. Esasen davacı da davalının işe başlatmama tazminatı olarak 12.678,80 TL ödemede bulunduğunu kabul etmektedir.
Tüm bu verilere göre, işe başlatmama tazminatından mahsup edilecek tutarın 12.678,80 TL olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahsup edilecek tutarın bu verilerden bağımsız olarak 10.347,00 TL olarak belirlenmesi ve bu şekilde fazladan işe başlatmama tazminatına hükmedilmesi isabetsizdir. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
4-Ayrıca davacı tarafından imza itirazına uğramayan, son bordro olan 2006 yılı Mart ayı ücret bordrosunda izin parası olarak bir kısım ödemede bulunduğu görülmektedir. Söz konusu ödemenin hesaplanan yıllık izin ücretinden düşülmemesi ise hatalıdır. Bu sebeple de kararın bozulması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/19065, K. 2012/26540, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama