KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/21512 E., 2012/22737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kıdeminin altı aydan az olduğunu, ihbar tazminatının ödendiğini, davacının fesih bildirimini tebliğ almadığını, kıdemi altı aydan az olduğu için fesihte geçerli bir sebep gösterilmesinin gerekmediğini, iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle fesh edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dosya içerisinde mevcut iş sözleşmesinde sözleşme süresi olarak "iş bu sözleşme çalışanın aşağıda belirtilen işe başlama tarihinden (01.07.2011) itibaren hüküm ifade etmek üzere iki aylık bir süre için imza edilmiş olup bu sürenin sonunda her iki taraf ta iş bu sözleşmenin feshi için herhangi bir bildirimde bulunmadığı takdirde belirsiz süreli iş sözleşmesine dönerek devam edecektir." olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme ile,
iki aylık deneme süresinin bitiminde herhangi bir bildirim yapılmayarak iş sözleşmesine belirsiz süreli olarak devam edildiğini, davalının altı aylık hizmet süresinin dolmasına dört gün kala davacının iş sözleşmesini performansı gerekçe göstererek sonlandırdığını, bu durumun işverenin işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını engellemek amacıyla, iş sözleşmesini altı aylık sürenin bitimine bir kaç gün kala feshetmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. Her ne kadar taraflarca, davacının, davalı işyerindeki kıdem süresi tartışma konusu yapılmamış ise de, bu husus mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husustur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik iş yerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanunun 66’ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 01.07.2011 tarihinde düzenlendiği, 27.12.2011 tarihinde de fesh edildiği sabittir. Buna göre yasanın aradığı altı aylık kıdem süresinin gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.
Belirtilen sebeple, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21512, K. 2012/22737, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama