KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/21526 E., 2012/23655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette 02.08.2004 tarihinde işe başladığını, 21.01.2011 tarihinde işten çıkarıldığını, çıkış tarihine kadar sürekli ve başarılı bir şekilde çalıştığını, işten çıkarılmasında haklı bir neden gösterilmediğini belirterek, feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine, bir ay içinde işe başlatmama halinde sekiz aylık ücret tutarında tazminatın ve boşta geçen süreye karşılık dört aylık ücretin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; son yıllarda yaşanan olumsuz ekonomik şartlar yanında özellikle Türkiye'de sigorta sektöründeki olumsuz tablonun derinleştiğini, davalı şirketin de genel olumsuz tablodan etkilendiğini, bu olumsuz durum karşısında Yönetim Kurulunun şirketin belli ölçülerde küçülmeye gitmesine karar verdiğini, bazı şirket birimlerinin kapatıldığını ve aynı zamanda birleştirildiğini, Yönetim Kurulu Kararı doğrultusunda yirmidokuz çalışanın iş akitlerinin toplu olarak feshedilmesine karar verildiğini, işten çıkarılacak yirmidokuz kişi için gerekli yasal bekleme süresinin gözetilerek iş akitlerinin sona erdirildiğini,
iş akdi sona erdirilen personelin kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, davalı şirketin İş Kanununun 29. maddesinin öngördüğü şartları yerine getirmiş olduğunu, gerekli bildirimlerin yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan feshin geçerli olabilmesi için öncelikle feshin son çare olması ilkesine uygunluk göstermesi gerektiğini, bir hukukçu ve bir mali müşavir bilirkişi tarafından şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, bilirkişi raporuna göre davalı işverenin tüm imkanlarını değerlendirmeden fesih yoluna gittiği, feshin son çare olmadığının belirtildiği, sonuç olarak davalı işverenin feshin son çare olması ilkesine uygun davranmayarak fesih yoluna gittiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine, boşta geçen süreye karşılık dört aylık ücretin ve altı aylık ücret tutarında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacı iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ... sürerek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, ekonomik kriz nedeniyle alınan yönetim kurulu kararı doğrultusunda davacıyla birlikte yirmidokuz işçinin iş sözleşmesine son verildiğini, işten çıtarılan personele tazminatlarının ödendiğini belirtmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının işe iadesine karar verilmesi doğrudur.
Ancak, davacının işyerindeki çalışma süresi altı yıl beş aydır. Mahkemece davacıya altı aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı verilmiştir. Yargıtay'ın süreklilik kazanmış içtihatlarına göre davacının kıdemine göre verilmesi gereken işe başlatmama tazminatı davacının beş aylık brüt ücreti üzerinden tespit edilmelidir. Mahkemenin bu hususa dikkat etmeden davacının altı aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatına karar vermesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21526, K. 2012/23655, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama