KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27639 E., 2013/23495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin ... sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacının istifa ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ... sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, taraflar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, ... sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının istifa ederek işten ayrıldığını savunmuştur. Davacı vekili istifa dilekçesine karşı olarak yazılı beyanında, müvekkilinin istifa dilekçesinin gerçeği yansıtmadığı, işten çıkarıldığını, önüne bazı belgeler konularak imzalaması, aksi takdirde Türkiye'ye dönmesi için gerekli uçak biletini almayacaklarını söylemesi üzerine okumasına dahi izin verilmeyen bir kısım evrakları imzaladığını belirtmiştir.
Mahkemece, davacının ... sözleşmesini fazla mesai, genel ve hafta tatili alacakları ödenmediği için haklı sebeple feshettiği kabul edilmiştir. Ancak davacı ne dava dilekçesinde ne de aşamalarda fazla mesai, genel ve hafta tatili alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüştür. Davacının ileri sürmediği hususların mahkemece fesih sebebi olarak kabul edilmesi isabetli bulunmamıştır.
Somut olayda, davacının özel sebepleri gerekçe göstererek istifa ettiği, istifa iradesinin gerçeği yansıtmadığı hususunu ispatlamayadığı ve istifa gerekçesinin haklı sebebe dayanmadığı anlaşılmakla kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı ... Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Somut olayda, davalı vekilinin davacının çalışma dönemi içinde havaların – 30 -40 santigrat dereceye düşmesi sebebiyle çalışmadan geçirdiği günlerin bulunduğu beyanı karşısında, mahkemece bu husus davacı şahidinden sorulup, alınacak cevaba göre, gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27639, K. 2013/23495, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama