KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28560 E., 2013/26332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, hafta tatili, ulusal bayram genel tatili, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket nezdinde, 14.08.2010 tarihinden 31.07.2011 tarihine kadar ... makinesi operatörü olarak çalıştığını, 31.07.2011 tarihinde müvekkilinin çalıştığı işyerinde ocak sayısının altıdan ikiye, çalışan işçi sayısının onbir'den dört'e indirilmesi gerekçe gösterilerek ... sözleşmesinin feshedildiğini, 20,00 TL hafta tatili, 10,00 TL ulusal bayram genel tatili ücreti, 70,00 TL fazla çalışma ücreti olmak üzere toplam 100,00 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının çalıştığı sürece günde oniki saat çalışmadığını, mermerin yılın sıcak günlerinde çıkarıldığı ve davacının dinlendiği ara dinlenmeler düşünüldüğünde oniki ayda oniki saat aralıksız çalışmanın mümkün olmadığını, bordrolardaki kalemler incelendiğinde alacaklarının ödendiğinin görüldüğünü bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının haftalık onsekiz saat fazla çalışma yaptığı dini bayramlar ile resmi tatil günlerinde çalıştığı ve hafta tatilini kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür
yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesce bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, dosyada bulunan ... sözleşmesinde ikiyüzyetmiş saate kadar olan çalışmaların ücrete dahil olduğu kararlaştırılmıştır. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 41. maddesinde “.. fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz” düzenlemesi getirilmiştir.
Bu kurala göre, davacının hizmet sözleşmesinde kabul ettiği ücret, 4857 sayılı Kanun'un hükümleri gereği kabul edilen kanuni fazla çalışma süresi olan ikiyüzyetmiş saati kapsamakta, yani davacının ücretinin içinde fazla mesai alacağının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, işçinin ikiyüzyetmiş saate kadar yapmış olduğu fazla çalışmaların ücrete dahil olduğunun kabulü gerekir.
Yılda ikiyüzyetmiş saati aşan çalışmaların ispatlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir. ... sözleşmesinin 6/i maddesinde ikiyüzyetmiş saate kadar yapılacak fazla mesai için ücret ödenmeyeceğinin yazılı olmasına göre, davacının yılda ikiyüzyetmiş saati aşan fazla mesainin bulunup bulunmadığı konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak gerektiğinde hesap bilirkişisinden ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28560, K. 2013/26332, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama