KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/28990 E., 2013/954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine davacının işe iadesine yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın sekiz aylık ücret olarak belirlenmesine kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için ödenmesi gereken ücret ve diğer haklarının dört aylık olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle feshedildiğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinde fesih sebebi açık ve kesin olarak belirtilmediği, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı şekilde işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne işe başlatmama tazminatı olarak davacının dört aylık ücret tutarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının işe iadesine karar verilmesi doğrudur. Ancak, 4857 sayılı Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeplerle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi gereğince yerel mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28990, K. 2013/954, 25 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama