KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/29207 E., 2013/27733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Bursa 7. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 02/10/2012
- Numarası
- 2012/372-2012/282
- Dava
- Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü vekili, davalının, "çalışma izni olmayanlara aracılık etmek sureti ile çalışmaların sağladığını, bu eyleminden dolayı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi ve 4904 sayılı Kanun'un 20/j maddesi gereğince davalının 30.820.00 TL idari para cezası ödemeye mahkum edildiğini, idari para cezasının 19.08.2011 tarihinde davalıya tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkili kurum tarafından idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine icra takibi durdurulduğunu ileri sürerek takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, idari para cezasının tahsili amacıyla Bursa 20. İcra Müdürlüğü'nün 2011/16866 sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içinde davalı taraf temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk ./..
uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı gibi uyuşmazlıkta iş sözleşmesinden kaynaklanmamaktadır. Uyuşmazlığın, genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gererken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29207, K. 2013/27733, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama