KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/29952 E., 2013/22902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ikramiye, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatili ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 01.10.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat ......ile karşı taraf adına Avukat ..... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı gazeteci olarak çalıştığı işyerinde ücretlerinin düzensiz ödendiği ve son iki ay ücretinin de ödenmediği gerekçesi ile iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ikramiye, ücret, ulusal bayram genel tatil ücreti ile geç ödemden doğan ücretin yüzde beş fazlasına ait tutarların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştr.
Davalı vekili cevabında; davacının ücretlerinin borcuna mahsup edildiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ücretlerin ekonomik sıkıntılar sebebiyle uzun süredir düzensiz ödendiğini davacının ihtirazi kayıtsız bu güne kadar ücretlerini tahsil ettiğini, davacının diğer alacaklarının zamanında ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, ikramiyenin işveren karına bağlı olduğundan isteyemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ikramiye isteğinin reddine diğer alacakların bilirkişi hesap raporu dikkate alınarak kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Basın çalışanlarıyla ilgili 5953 sayılı kanunda kıdem tazminatı hesabında giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılacağı öngörülmemiştir. Bu sebeple kıdem tazminatı brüt ücret üzerinden hesaplanmalı ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 25/7. maddesine göre kıdem tazminatının yirmidört aylığı aşmayan tutarı için gelir vergisi uygulanmamalıdır.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda kıdem tazminatı tavanı da öngörülmemiş olmakla, hesap yönünden bir üst sınırlama da bulunmamaktadır. Yine anılan kanunda fesih tarihinden itibaren faiz ödeneceği ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütüleceği yönünde bir düzenleme de yer almamıştır.
Bu itibarla gazetecinin kıdem tazminatı için fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi doğru olmaz. İşverenin temerrüde düşürüldüğü tarih ya da dava tarihinden itibaren kanuni faize karar verilmelidir.
Somut olayda kıdem tazminatının brüt ücret yerine, yol ve yemek yardımlarının eklenerek giydirilmiş ücretten hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29952, K. 2013/22902, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama