KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2012/30364 E., 2013/3118 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, kendisi ile artık çalışmak istenmediği belirtilerek iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya yapılan ikazları dikkate almadığını, kendiliğnden işi bir anda bırakarak gittiğini, işten çıkarma ve kovma olayının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından davacının iş sözleşmesinin işyeri yetkilisi tarafından feshedildiği, davalı tarafından davacının kendisinin işe gelmediği savunulmuş ise de davacının kıdem tazminatının ödendiği bu durumun davalının savunması ile çeliştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı iş kolunda birden fazla iş yerinin bulunması halinde, iş yerinde çalışan sayısı bu iş yerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda davacının garson olarak çalıştığı, davalı şirketin ülke genelinde aynı iş kolundaki işyerlerinde fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısının Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen 2011 yılı Temmuz ayı dönem bordrolarına göre 30 işçiden az olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iş güvencesinden yararlanamayacağı gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30364, K. 2013/3118, 15 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama