İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/3235 K.2012/8405

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.09.2006-19.12.2009 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, sefer primi alacaklarından değişik gerekçelerle kesinti yapılması, ödenmesi gereken aylık asgari ücretin ödenmemesi…

Esas2012/3235Karar2012/8405Tarih2 Mayıs 2012Okuma5 dk · 1.037 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2012/3235 E., 2012/8405 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2012
Mahkemesi
Bakırköy 12. İş Mahkemesi
Tarihi
19/01/2012
Numarası
2010/53-2012/28
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.037 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.09.2006-19.12.2009 tarihleri arasında uluslararası tır şoförü olarak çalıştığını, sefer primi alacaklarından değişik gerekçelerle kesinti yapılması, ödenmesi gereken aylık asgari ücretin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, sefer primi ve harcırah ile ücret alacağının ödetilmesine ve teminat senedinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, davacının 11.09.2006-14.09.2009 tarihleri arasında çalıştığını, davacının belirttiği alacaklarının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davacı tarafa verilen kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesi ile “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava 20.01.2010 tarihinde açılmış olup, bu tarihte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlüktedir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesine göre, “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır”; 450. maddesinde ise, “18.06.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır” hükmü yer almaktadır. Buna göre, 1086 sayılı Kanun döneminde açılmış olsa da, istisnai hüküm bulunmaması sebebiyle, bu davada 6100 sayılı Kanun'un davanın her aşamasında aranan gider avansı dava şartına ilişkin hükümlerin gözetilmesi gerekir.

6100 sayılı Kanunu'nun 114. maddesinde davacının yatırması gereken gider avansı da dava şartları arasında sayılmıştır. Kanun'un 115/2. maddesine göre, Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”.

Anılan Kanun'un “Harç ve avans ödenmesi” başlığını taşıyan 120. maddesinde davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu; avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 324. maddesinde ise, “delil ikamesi için avans” düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan her biri, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikâmesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler (f.1). Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır (f. 2).

Görüldüğü gibi, 6100 sayılı Kanun'da gider avansı ile delil ikamesi için ödenmesi gereken avans ayrı maddelerde düzenlenmiş ve farklı sonuçlar bağlanmıştır. Buna göre gider avansı delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini kapsamaktadır. Öyleyse delil ikamesi avansı ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, gider avansı ve delil avansı kalemlerine ilişkin miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi, delilerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması gerekir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, delil ikamesi avansının süresinde yatırılmaması nedeniyle davanın kanıtlanmadığından söz edilebilmesi için, öncelikle o delilin, uyuşmazlık konusu vakıaya ilişkin iddianın ispatı ile doğrudan ilgili olması gerekir. Bu durumda davacı, giderini yatırmadığı delilden vazgeçmiş sayıldığı için davanın kanıtlanamaması söz konusu olabilecektir.

Deyim yerindeyse, o delil olmadan o vakıanın ispatı mümkün olmamalı, taraf, delil avansını yatırmadığından delilden vazgeçmiş sayılınca, o vakıa tümüyle ispatsız kalmalıdır ki bu yönde karar verilebilsin.

Bu bağlamda, herkesçe bilindiği üzere (aslında HMK’da tam yeri olmamasına rağmen), uygulamada hâkimin salt işlerin yoğunluğundan dolayı yalnızca hesaplama için aldığı bilirkişi raporunun davanın ispatı ile doğrudan ilgili bulunmaması halinde, bilirkişi ücretinin yatırılmadığından söz edilip, kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmaz.

Öte yandan, davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi halinde görünüşte tek bir dava, gerçekte ise talep sayısınca talep ve dava vardır. Bu nedenle dava şartlarının her bir talep (dava) bakımından ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Delillerin ikâmesi ve tahkikat aşaması birlikte yapılmakta ise de, ispat noktasında her bir talep (ve bu taleplere ilişkin vakıalar) ve dava bağımsız bir şekilde değerlendirilmelidir.

Somut olayda davacı işçi, davalıya ait işyerinde belirttiği tarihler arasında uluslararası tır şoförü olarak belirli bir ücretle çalıştığını ileri sürmüş ve bu konuda tanık anlatımına, işyeri ve SGK kayıtlarına dayanmış bulunmaktadır. Davacı tanıkları dinlenmiş, işyeri ve SGK kayıtları dosyaya sunulmuştur. Bu aşamadan sonra mahkemece bilirkişi incelemesine gidilmesinin gerekip gerekmediği ve bunun ispata ilişkin olup olmadığı irdelenmelidir.

Dosya içeriğine göre davacının çalıştığı süre, son ücreti, kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı hâkimin hukuki bilgisi ile belirlenebilir niteliktedir. Başka bir anlatımla kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden teknik ve uzmanlık gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

Davacı dava dilekçesinde sefer primi ve harcırah ile ücret alacağının hangi döneme ilişkin olduğunu belirtmemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi (ve aynı zamanda 194. maddeye göre somutlaştırma yükü) çerçevesinde hâkimin, davacıya belirtilen alacaklarının hangi döneme ilişkin olduğunu açıklattırmasından sonra bilirkişi incelemesinin gerekip gerekmediğine karar vermesi gerekir.

Davacı örneğin, son bir aylık dönem için anılan alacakların ödenmediği iddiasında bulunuyorsa bu takdird bilirkişi incelemesine gerek olmayabilir. Aksi halde, birden fazla talebin tümünü aynı akıbete tâbi tutmak mümkün değildir.

Yapılması gereken iş, her bir talebe ilişkin kalemlerini tarafın somutlaştırması (bu somutlaştırma yapılmamışsa, somutlaştırma yükü yerine getirilmediğinden bu çerçevede ispatsız kaldığının kabulü), bu somutlaştırmaya göre hangi vakıa ve talepler için bilirkişi incelemesinin gerektiğinin tam olarak tespiti, ondan sonra bu vakıa ve taleplere yönelik bilirkişi incelemesi ile bunlar bakımından delil avansına karar verilmesidir.

Kaldı ki, HMK m. 273/1-a ve b bentlerine göre de, mahkemece bilirkişi incelemesine karar verilirken, inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenerek, bilirkişinin cevaplaması gereken sorular tespit edilmelidir. Bu hüküm dahi, her bir talep için ayrı ayrı karar vermek gerektiğini ortaya koymaktadır.

Öte yandan, davacının ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunup bulunmadığı da davacının yurt dışında kaldığı sürenin belirlenmesi ile mümkün olduğundan, işyeri kayıtlarına göre davacının seferde olduğu dönemlerin ve bu sürelere denk gelen ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirlenmesinin bilirkişi incelemesini gerektirmesi halinde davacıdan delil ikame avansının istenmesi gerekir.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirmeyen talep ve davalarda, verilen süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmamasından söz edilip davanın kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddi hatalı olduğu gibi, davayı aydınlatma ödevi ve davacının somutlaştırma yükü kapsamında davacıdan ödenmediğini ileri sürdüğü alacaklarının ait olduğu dönem açıklattırılmadan, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekip gerekmediği netleşmeden bilirkişi ücretinin talep edilmesi de doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3235, K. 2012/8405, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3235
Karar No
2012/8405
Tarih
2 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/3236 K.2012/5267
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/3236 K.2012/6330
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/3236 K.2012/9631
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/3237 K.2012/3918
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/3237 K.2012/5800
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/3237 K.2012/9039

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.