KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3698 E., 2012/23840 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, bayram, genel tatil ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ücret alacaklarının ödenmemesi ayrıca fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil alacaklarının da ödenmemesi sebebiyle iş akdini fesh ettiğini belirterek kıdem tazminatı ve fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının 2.100,00 TL ücret aldığı iddiasını kabul etmediklerini, geç ücret ödenmesinin sözkonusu olmadığın, herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacının işten ayrıldıktan sonra şirket ile aynı iş kolunda bir şirkette çalışmaya başladığını, şirkette fazla mesai yapılmadığını, hafta sonu mesaisininde yapılmadığını, yıllık izin ücreti alacağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle fesh edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır.
2-Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda ücret araştırması yapılmadan, tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle belirlenen ücret miktarına göre dava konusu alacakların hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3698, K. 2012/23840, 31 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama