KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/4945 E., 2012/24321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte 01.08.1999-05.10.2003 tarihleri arasında inşaat ustası olarak çalıştığını, üç ayda bir gün, bayramların sadece ilk günü tatil yaptığını, davalı işyerinin iş bitti diyerek müvekkilinin işine son verdiğini, kıdem, ihbar ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep etti.
Davalı vekili, müvekkili kooperatife ait inşaatların yapımının taşeronlara verildiğini, davacıyı işte çalıştıran ücretini ödeyenin taşeron olarak işi yapan üçüncü kişilerin olduğunu, davacı ile iş sözleşmesi kuran ve çalıştıran kişilerin üçüncü kişiler olduğunu, davacı ile ilgili hiçbir evrakın müvekkili kooperatifte bulunmadığını, bu sebeple davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece hesap bilirkişisi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargılama giderlerinden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 323, Avukatlık Kanunu’nun 169 ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1. maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin; haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması hukukun genel kurallarındandır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun, yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa yükletilmesine ilişkin 326. maddesi bu ilkeye dayanmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297, 298. maddeleri uyarınca hükmün, taraflara yönelik olarak kurulması gerekir.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki tarafta vekalet ücretinden sorumlu tutulacak, vekalet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Vekalet ücretinin, her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan ve Adalet Bakanlığı tarafından onaylanan Avukatlık Ücret Tarifesindeki hükümlere ve oranlara göre belirlenmesi gerekir.
Avukatlık(vekalet) ücreti Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323-ğ maddesinde açıkça belirtildiği yargılama giderlerindendir. Vekalet ücreti de, diğer yargılama giderleri gibi müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı bir surette bağlı feri haklardandır. Feri hakların sonuçlandırılması ve karara bağlanması, asıl hakkın sonuçlandırılmasına ve karar verilmesine bağlı olacaktır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 maddesine göre, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu sebeple davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması sebebiyle hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması gereklidir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir
Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, vekalet ücreti olarak 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Kendisini vekille temsil ettiren davacı ve davalı yararına reddedilen kısım üzerinden HMK.nun 323/ğ. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri’nin 12. maddesine göre mahkemece davacı ve davalı yararına 1.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/4945, K. 2012/24321, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama