KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5232 E., 2012/25526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işveren nezdinde Basın İş Kanunu'na tabi olarak 01.05.2004 tarihinden itibaren çalıştığını, iş ilişkisinin 16.02.2009 tarihinde işten çıkartıldığını, işyerinde haftanın altı günü, çoğu zaman yedi günde çalışmanın devam ettiğini, tatil ücretleri ve fazla mesai ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerini eksik kullandığını, kıdem tazminatından 2.000,00 TL, ihbar tazminatından 800,00 TL, izin ücretinden 900,00 TL, genel tatil ve hafta tatili ücretinden 1.000,00 TL ve fazla mesai ücretinden 5.000,00 TL ödenmesini talep etmiş, yargılama aşamasında taleplerini ıslah etmiştir.
Davalı, davacının işyerinde devamsızlığı sonrasında iş sözleşmesinin haklı sebeple sona erdirildiğini, davacının işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteci olarak sayfa sekreterliği görevinde çalıştığını, gazetenin günlük yayın yaptığını, aylık brüt ücretinin 666,00 TL olduğunu, her yıl bir maaş tutarında ikramiye ödendiğini başkaca yan ödemesinin olmadığını, ücret bordrolarında ise davacının ihtirazi kaydı olmaksızın ödeme yapıldığını, imzasının olduğunu, yıllık izinlerini onbeş gün olarak kullandığını,
davacının iş sözleşmesinin izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devamsızlık yapması nedeniyle haklı olarak fesih edildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, haftada bir gün tatil yaptığından hafta tatili ücretine hak kazanmadığını ve bayramlarda çalışma olmadığından genel tatil ücretine de hak kazanmadığını işyerinde çalışmanın 10.00-12.00/13.30-19.00 saatleri arasında olduğundan fazla çalışmaya hak kazanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 16.02.2009 tarihinde davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak fesih edildiği, davacının Basın İş Kanunu'nun tabi olarak çalıştığı, 5953 sayılı Kanun'un 6. maddesinde gazetecilerin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için en az beş yıl kıdeminin bulunması gerektiği, davacının meslekteki kıdeminin 10/09/2002 tarihinde başladığı, davacının davalı işyerinde çalışmaya başlamadan önceki çalışmalarına ilişkin kıdem tazminatları ödenerek kıdemin sıfırlandığını gösterir herhangi bir kanıta rastlanmadığı gibi bu hususta davacı tarafından herhangi bir iddiada da bulunmadığı,
bu sebeple davacının tazminata esas kıdeminin meslekteki kıdemine göre belirlenmesi gerektiği, davacının davalı işyerinde 4 yıl 7 ay 15 gün hizmet süresinin bulunduğu, davacının çalışmalarına karşılık 4.258,74 TL kıdem tazminatı, 1.849,58 TL ihbar tazminatı, 1.790,88 TL yıllık izin alacağı, 1.151,79 TL genel ve hafta tatili ücreti, 4.823,41 TL fazla mesai ücreti alacağı olduğu ve bu alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Basın İş Kanunu 6. maddesinde “Kıdem hakkı gazetecinin mesleke ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanır. Akdin feshi halinde gazeteci, bu süreye göre hesaplanacak tazminatı almaya hak kazanır. Bir defa kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdemi, yeni işine girişinden itibaren hesaplanır. Ancak, buna aykırı olarak işverenle gazeteci arasında yapılacak mukavele muteberdir.” kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda taraflar arasında imzalanmış bulunan iş sözleşmesinde tazminata esas kıdem başlangıcının 01.05.2004 olduğu belirtilmek suretiyle önceki dönemin sıfırlandığı davacı gazeteci tarafından kabul edilmiştir. Kıdem tazminatına hak kazanması bakımından meslekteki kıdeminin dikkate alınması doğrudur. Ancak kıdem tazminatı hesabında davalı işyerindeki çalışma süresi ve kıdemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken davalı işyerinden önce çalıştığı sürelerin de hesaba dahil edilerek, kıdem tazminatı alacağının tespit edilmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/5232, K. 2012/25526, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama