KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5500 E., 2012/25010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalıya ait işyerinde 21/09/2008-21/09/2009 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, aylık ücretine ek olarak prim ödendiğini günde 12 saat mesai yaptığını, dini bayramları 1. günü dışında çalışmanın aralıksız devam ettiğini ileri sürerek, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, satış temsilcisi olarak çalışan davacıya çalışma performansına bağlı olarak prim ödendiğini, bu nedenle, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri ücret alacağı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarından işyerinde milli bayramlarda ve dini bayramların ilk günü dışında diğer günlerde çalışıldığınını anlaşıldığı ve davacının mesai saatlerinin 07,00-21,00 civarında olduğunun beyan edilmesi nedeni ile de fazla çalışma ücretine hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
Somut olayda, satış temsilcisi olarak çalışmakta olan davacıya, aylık ücreti dışında, yapılan satış miktarına göre prim ödendiği tanık beyanları ile ... olup davacının da kabulündedir. Yukarıda izah edildiği üzere, mahkemece, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/5500, K. 2012/25010, 13 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama