KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6413 E., 2012/18735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalı ...İlaçları Ltd. Şti.'nin işçisi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiğini, davacının baştan itibaren davalı ...İlaçları Ltd. Şti.'nin işçisi olmasına rağmen muvazaalı şekilde diğer davalı ...Güvenlik ve Danışmanlık Hiz. A.Ş.'nin işçisiymiş gibi gösterildiği, iş sözleşmesinin davalı işvereni olan ...Ltd. Şti.'ce geçerli ve haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ...İlaçları Ltd. Şti. vekili, davacı işçinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ...A.Ş. arasında aktedilen sözleşme uyarınca, müvekkili şirkette alt işveren işçisi olarak çalıştığını ve fakat görev yaptığı pozisyonun kapatıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Güvenlik ve Danışmanlık Hiz. A.Ş. vekili, davacının müvekkili şirket işçisi olduğunu, diğer davalı ...Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında aktedilen özel güvenlik hizmeti satın alma konulu alt işverenlik sözleşmesi uyarınca davacının ...Ltd. Şti.'de güvenlik ve idari işler asistanı olarak görev yaptığını, çalıştırıldığı iş yerinde pozisyonun kapatılması sonrasında, davacının müvekkili şirkete bilgi vermediğini, konu ile ilgili davet ve savunma istenmesine rağmen davacının başvurmadığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketler arasında geçerli asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacı işçinin davalı ...A.Ş. işçisi olduğu, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından işyerine gidilmemesi sonucu eylemli olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır.
Kanun'un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davalılar arasında güvenlik hizmetleri sözleşmesi yapılmış ise de, davacının bu sözleşme kapsamı dışındaki, davalı ...İlaçları Ltd. Şti.'ne ait işlerde çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Buna göre davacı kayden davalı ...Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'nin işçisi olarak gösterilmiş ise de, gerçekte başlangıçtan itibaren davalı ...İlaçları Ltd. Şti.'nin işçisi olduğu anlaşılmaktadır.
İş sözleşmesi yazılı bir fesih olmadan ve geçerli bir sebep ileri sürülmeden feshedilmiştir. Belirtilen sebeplerle, davalı ...İlaçları Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalı hakkında açılan davanın ise sıfat yokluğundan reddine karar verilmeli, muvazaalı ilişkisinin tarafı olduğu anlaşılan davalı ...Güvenlik ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. lehine vekalet ücreti takdir edilmemelidir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SV
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6413, K. 2012/18735, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama