KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/6845 E., 2012/21736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/10/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde Diyarbakır Bölge Müdürlüğü muhabiri olarak çalıştığını, fazla mesai yaptırıldığı halde ücretinin ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya çalışmalarından kaynaklanan fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, fazla mesai yaptığı günler için bordrolar ile ödeme yapıldığını, işçinin muhabir olarak çalıştığını, yapılan işin uzun saatler çalışmayı gerektirmediğini, bazı günler yoğun çalışıldığını, bazı günler ise hiç çalışılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf tanıkları dinlenmiş, düzenlenen bilirkişi raporuna göre alacak hüküm altına alınmıştır.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen her iki davacı tanığı da, normal günlük mesai sonunun 19.30 olduğunu beyan ettiği halde, hükme dayanak bilirkişi raporunda işçinin nöbetçi olduğu gün dışında haftanın beş günü mesai bitişinin saat 20.00 olarak esas alınması dosya içeriğine uygun değildir. Öte yandan davacının günlük onbir saatin üzerindeki normal mesai günlerinde de ara dinlenmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bir saat olarak değil birbuçuk saat olarak esas alınması gerekir. Bu hususlar düzeltilmek üzere yeniden bilirkişi raporu alınarak fazla mesai ücreti ve buna bağlı olarak fazla mesai % 5 fazlasına ilişkin alacak hesaplatılmalı ve buna göre hüküm kurulmalıdır.
3-Kabule göre ise, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil % 5 fazlası alacaklarında, davacının davayı geç açmak suretiyle alacağın artmasına sebebiyet vermiş olduğu hususu dikkate alınarak, takdiri indirimin daha yüksek bir oranda yapılması dosya içeriğine uygun düşecektir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/6845, K. 2012/21736, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama