KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/8507 E., 2012/27885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... Ltd. Şti., ... Kimya Nakliye Petrol Ürünleri San. Tic. A. Ş., ... Nak. A. Ş., .... Tet. ... Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı firmaların aynı adreste faaliyet gösteren ve aralarında organik bağ bulunan şirketler olduğunu ve davalı şirketler tarafından birlikte istihdam edildiğini davalılara ait ... yerinde 01.11.2011-30.07.2008 tarihleri arasında çalıştığını, ücretlerinin düzensiz ve geç ödenmesi nedeni ile ... akdinin haklı sebebe dayalı feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalılar ... Kimya Nak. Tic. A.Ş., ... Lojistik Nak. Plastik Ambalaj Otom. Mak. Ltd. Şti. ve ... Nakliyat A. Ş. vekili, davacının ... akdinin devamsızlık haklı nedenine dayanılarak feshedildiğini, ... yeri devri prensipleri gereğinde tüzel kişiliği ayrı olan şirketlerin ancak kendi dönemlerine ilişkin alacak ve tazminatlardan sorumlu tutulabileceklerini, ayrıca davacının ... Nakliyat Ticaret A. Ş. bağlı olarak hiçbir dönemde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir .
Davalı ... ... Nakliyat A. Ş. vekili ; davacı ile müvekkili şirket arasında ... akdi bulunmadığını, diğer davalı şirketlerden tamamen ayrı bir tüzel kişiliği olan davalı şirketin davacının işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, daha önce davalılar hakkında görülen dava dosyalarının bilinen içeriği, tanık anlatımları ve davalı ... şirketinin internet sayfasındaki görüntüleri bir arada ele alındığında; aynı kişiler tarafından kurulup yönetilen şirketlerin işçilerinin alacaklarının ödenmemesi amacıyla kayden işveren görünen şirketin mal varlığının kayden ./..
işveren olarak görünmeyen şirkete aktarıldığı, ,davalıların “tüzel kişiliklerin ayrılığı” ilkesini üçüncü kişi durumundaki işçilerin sözleşmelerinin feshi halinde alacaklarına ulaşamamalarını sağlamak amacıyla kötüye kullandıkları gerekçesi ile işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu oldukları, davacının ... sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre,davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Yıllık izin ücret alacağına yürütülecek faizin başlangıç tarihi taraflar arasında çekişmelidir.
4857 sayılı ... Kanununun 59. maddesinde, ... sözleşmesinin feshi halinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücretlerin, son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. Ancak, Kanun'da izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. ... sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur. Bununla birlikte, faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı 30.07.2008 tarihli fesih ihbarnamesinde yıllık izin ücret alacaklarını ödenmesi ihtarında bulunmamıştır. Yıllık izin ücret alcağı yönünden davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösterir belge ibraz edilmemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık konusu bu alacağa dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken 18.08.2008 tarihinde itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/8507, K. 2012/27885, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama