KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/8644 E., 2012/28344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla çalışma ücreti alacağının, ihbar tazminatının, ücretli izin alacağının, hafta tatili ücreti alacağının, dini ve resmi ... tatili ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait ... yerinde 15.....2002-15.10.2007 tarihleri arasında çalıştığını, 23.09.2007 tarihinde davacının babasının rahatsızlanması sebebiyle davacının üç gün izin alarak memleketine gittiğini, babasının durumunun ağırlaşması sebebiyle beş gün daha izin aldığını, 02.10.2007 günü işbaşı yaptığını, davacının devamsızlık yapmadığını, müvekkiline hakaret edildiğini, hakkında haksız olarak devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının 1.000,00 TL aylık maaş aldığını,
... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatının işten atılma tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, fazla çalışma ücreti alacağının, ihbar tazminatının, ücretli izin alacağının, hafta tatili ücreti alacağının, dini ve resmi ... tatili ücret alacağının işten atılma tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanacak en yüksek faiz ve yasal faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının devamsızlık sebebiyle ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, hükmi şahsiyetleri farklı işyerlerinin hizmet sürelerinin birleştirilemeyeceğini, ücret alacağının zamanaşımına uğradığını, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece kısmen kabul, kısmen red kararı verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacının davalıya ait işyerinde aşçı olarak çalıştığı, 23.09.2007 tarihinde davacının babasının rahatsızlanması sebebiyle davacının üç gün izin alarak memleketine gittiğini, babasının durumunun ağırlaşması sebebiyle beş gün daha izin aldığını, 02.10.2007 günü işbaşı yaptığını, davacının izinli olduğu günlerin ücretinin davalı tarafça kesilmek istendiği, davacının bunun kabul etmediği, davalının davacının ... sözleşmesini haklı veya geçerli sebebe dayanmaksızın feshettiği anlaşılmaktadır.
1-Davacı vekili ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığından dolayı mahkeme ıslah tarihinden itibaren faize hükmetmemiştir. Davacının temyizi buna ilişkindir. Davacı vekilinin faize ilişkin talebi olmadığından mahkemenin faize hükmetmemesi doğrudur. Bu sebeple davacı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
2-Davalılar vekilinin temyiz sebepleri dikkate alındığında mahkemece yapılan inceleme araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hizmet süresinin yeniden ayrıntılı olarak ... hizmet dökümüne göre hesaplanması gerekmektedir. Davacının talebi 15.....2002-15.10.2007 tarihleri arasında olmasına rağmen bilirkişi hesaplamayı 05.....2002 tarihinden itibaren yapmıştır.
Davacının 17.12.2005-02.03.2006 tarihine kadar hangi şirket nezdinde çalıştığının ve bu şirketin davalı şirketlerle bir ilgisinin olup olmadığının da araştırılması ve ortaklarının tespit edilmesi gerekir. Davalı tanıkları dinlenmeden bilirkişi raporu alınmıştır. Emsal ücret araştırması yapılmamıştır. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin itirazı hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir.
Davalı şirketlerin aynı holding bünyesinde mi yoksa bağımsız şirketler mi olup olmadığın da araştırılması, ortaklarının kimler olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar dikkate alınarak ve söz konusu eksiklikler giderilerek yeniden denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalı ve edinilecek kanaate göre hüküm kurulması gerekmekte olup yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/8644, K. 2012/28344, 14 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama