KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/10865 E., 2014/12949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Erzurum İş Mahkemesi
- Tarihi
- 05/03/2013
- Numarası
- 2012/334-2013/171
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının ücret alacaklarına ilişkin icra takibi yaptığını, davalının çalıştığı işyerinde limited şirketi ortağı olduğunu aynı zamanda müdür olduğunu, icra yoluyla bir kısım tahsilatların yapıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini ve yapılan ödemelerin istirdatını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacıya karşı alacağa ilişkin icra takibi yaptığını, davalının bu takibin bir kısmı yönünden itiraz ettiğini, davacının 8.250,00 TL'lik kısma her hangi bir itirazının olmadığını, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tarafların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, davacının istirdat isteminin reddi ile davacının toplam borçtan 8.250,00 TL'yi aşan kısımdan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davacı tarafından temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı tarafından davacı borçlu aleyhine yapılan icra takibinde, davacının ortağı olduğu K.... Sağlık ve Sosyal Hizmetler Ticaret Ltd. Şti dosyaya vekaletname sunarak davalının çalıştığı günler için 8.000,00 TL'nin ödendiğini, davalı/alacaklının sadece 8.250,00 TL alacağının olduğunu belirterek yapılan takibe itiraz etmiştir.
Bu doğrultuda şirketin icra takip dosyasındaki takip konusu alacak için vekaletname sunarak takibe kısmen itirazda bulunması borçlu olduğunu göstermektedir. Ancak icra takibi yönünden davacının borçlu şirketin ortağı olduğu ve şirketin borcundan dolayı şahsen sorumluluk yüklenemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde, hakkında borçlu olarak takip başlatılan davacının şahsi olarak borçlu olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkeme davacının 8.250,00 TL'i aşan kısım için davanın kabulüne karar vermiş ise de, karar isabetli olmamıştır. Bu sebeple 8.250,00 TL kısım için davacı borçlu olmadığından, menfi tespit davasının kabulü gerekir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/10865, K. 2014/12949, 15 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama