KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/11960 E., 2014/15249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 14. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 22/03/2013
- Numarası
- 2010/451-2013/371
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde faaliyet gösteren Y. U.Hastanesi'nde müdür, muhasebe müdürü ve idari amir olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, ücret ve hafta tatiline ilişkin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalışmasının tamamında muhasebe elemanı sıfatıyla çalıştığını, kendine ait işyeri açması nedeniyle davacının istifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Sözleşmenin kimin tarafından feshedildiği uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğine göre davacı 05.05.2001 tarihinden itibaren davalı şirkete ait Y. U. Hastanesi'nde muhasebe müdürü olarak çalışmaya başladığı, daha sonra hastane yakınlarında müdürü olduğu Limited Şirket bünyesinde işletilen N. Optik isimli işyerini açarak işletmeye başladığı ve 11.06.2007 tarihi itibari ile işveren tarafından işyerinden çıkışının yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının iş sözleşmesinin feshine ilişkin görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır.
Buna göre iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği ispatlanmadığına göre, iş sözleşmesinin ücret alacakları ödenmediğinden davacı işçi tarafından feshedildiğinin kabulü gerekir. İş sözleşmesini haklı da olsa fesheden taraf ihbar tazminatına hak kazanamayacağından, davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/11960, K. 2014/15249, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama