KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/13119 E., 2014/22422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 10. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 15/03/2013
- Numarası
- 2009/488-2013/232
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı fazla çalışma, hafta tatili, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacının ücretinin ödenip ödenmediği taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin şahitle ispatı mümkün değildir.
Somut olayda davalı işveren tarafından banka kayıtları ve imzalı beş adet avans ödemesine ilişkin belge sunulmuştur. Yapılan ödemeler ücretin alınmadığı iddia edilen 2009 yılı ocak, şubat ve 17 mart dönemine denk gelmektedir. Söz konusu ödemeler değerlendirmeye tabi tutulmadan ücret alacağının var olup olmadığı netleştirilmeden karar verilmiş olması hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/13119, K. 2014/22422, 15 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama