KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/18362 E., 2013/17380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait Hurdasan A.Ş. Müdürlüğünde ihale yolu ile faaliyet gösteren taşeronlar nezdinde 07.11.1991 tarihinde çalışmaya başladığını, emekli olduğu 01.03.2003 tarihine kadar bu çalışmalarına kesintisiz bir şekilde devam ettiğini, davacıya kıdem tazminatı alacağının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, talebini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Şubat 1991-29.01.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde taşeron şirketlerin işçisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiği, kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kıdem tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanun'un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada, iş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı Kanun'un 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için de faiz başlangıcı olmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin başladığı tarihtir.
İşe iade davası sonrasında işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, kıdem tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.
Somut olayda, davacının emekliliğe hak kazanma yazısını işverene bildirmediği, bu durumda faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/18362, K. 2013/17380, 12 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama