KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/2741 E., 2013/3197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankada 20.04.1987-09.05.2012 tarihleri arasında Yatırım Fonları uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesine performansının yetersiz olduğu gerekçesi ile son verildiğini, davalı bankada personelin performans kriterlerinin hangi yöntemle belirlendiğinin belli olmadığını, müvekkilinin eğitim ve tecrübesi göz önüne alınmadan ve son çare ilkesine uyulmadan iş sözleşmesine son verildiğini beyanla davalarının kabulü ile feshin geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının son dönemlerde performansının düştüğünü, birçok sözlü ve yazılı uyarıda bulunulduğunu ancak davalı banka için sözleşmenin devamı çekilmez hale geldiğinden feshin son çare olarak yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/2741, K. 2013/3197, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama