İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/28285 K.2015/18074

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2013/28285Karar2015/18074Tarih21 Mayıs 2015Okuma6 dk · 1.238 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2013/28285 E., 2015/18074 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, tazminat ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.238 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacı ... ile akdettiği iş sözleşmesi ile 16.07.2004 tarihinden itibaren genel operasyon müdür yardımcısı olarak çalışan davalının aynı gruba dahil diğer davacı şirket bünyesinde de istihdam edildiğini, yaptığı görev sebebiyle müvekkili şirketin ticari bilgi ve sırlarına vakıf olduğunu, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra aynı konuda faaliyet gösteren ve davacı şirketlerin rakibi konumunda olan ....'de işe başladığını, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesine aykırı davranarak davacı şirketlerin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, sözleşme hükümleri çerçevesinde 30.000,00 TL tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili; her iki davacı şirketin aynı gruba dahil şirketler olduğunu, iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, ... arasında akdedilmiş iş sözleşmesinin 16.03.2010 günlü devir sözleşmesi ile ... Şti.'ne devredildiğinden, iş sözleşmesinin devri ile devreden işveren ile işçi arasındaki hukuki ilişkinin ortadan kalktığını, iş sözleşmesinden kaynaklanan her türlü hak ve borçlar iş sözleşmesini devralan ...

Şti.'ne geçtiğinden davacılardan ...'nin sözleşmeye davalı olarak bir talep hakkı olamayacağını, iş sözleşmesinin işvereni ...

Şti. tarafından 11.05.2010 tarihinde ekonomik gerekçeye davalı olarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine göre ihbar-kıdem tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğinden Borçlar Kanunu'nun 352/2. maddesine göre davacı ...'nin rekabet yasağına aykırılıktan dolayı dava açamayacağını, taraflar arasında akdedilmiş rekabet yasağı sözleşmesinde Borçlar Kanunu'nun 348. ve müteakip maddelerinde yazılı şartların gerçekleşmemiş olduğunu, geçersiz sözleşmeye davalı olarak davacının bir talepte bulunamayacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, Borçlar Kanunu'nun 352/2. maddesinde "iş sahibinin işçinin feshi muhik göstereceke bir kusuru yok iken sözleşmeyi feshetmesi yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise işçi aleyhine rekabet yasağına muhalefetinden dolayı dava ikame edilemeyeceği " hükmü bağlanmış olup, yeni Borçlar Kanunu'nun 447/2. maddesinde de sözleşmenin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işveren yükletilebilen bir sebeple işçi tarafndan feshedilirse rekabet yasağının sona ereceği" hükmünün öngörüldüğü,

böylece iş sözleşmesinin işçinin kusuru olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi halinde rekabet yasağının ortadan kalkacağı ve işverenin rekabet yasağına aykırılıktan dolayı dava açamayacağı, davalı işçinin iş sözleşmesi bir kusuru olmaksızın işverenlikçe ekonomik gerekçelerle 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre ihbar-kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiği, taraflar arasındaki rekabet yasağının sona eren bir rekabet yasağı sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunamayacağı, diğer yandan davalınan sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu davranışı ile şirkete zarar verdiği iddiasının ispatlanamadığı,

bu sebeple davacının gizlilik sözleşmesine dayalı olarak davalıdan bir talep hakkı olamayacağı, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde öngörülen manevi tazminat talep şartlarının gerçekteştiğinin ispatlanamadığı gibi gerek gizlilik sözleşmesi gerekse rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık sebebiyle doğacak zararlara karşılık cezai şart öngörülmüş olmakla, davacının manevi tazminat talep hakkınında olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, süresi içinde davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dosya içeriğinden, davalının davacılara ait işyerlerinde 16.07.2004-11.05.2010 tarihleri arasında genel operasyon müdür yardımcısı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, son işveren ...

Şti. tarafından ekonomik sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un l7. maddesine göre feshedildiği,iş sözleşmesinin 13. maddesinde,“ ....Davalının işin ifası sırasında muttali olacağı işverenin finansal ve insan kaynakları hakkındaki politikalarına ilişkin olanlar başta olmak üzere her türlü yazılı ve sözlü bilgiyi, bu bilgilere ilişkin belgeleri bilgisayar programlarını ve bilgi taşıyan her türlü malzemeyi ve suretlerini muhafaza edeceği ve bu bilgi ve döküman gizli tutmakla sorumlu olduğu,

bu hükme konu bilgilerin gizliliğinin sözleşmelerin sona ermesi halinde dahi korunacağını, hiçbir zaman açıklanmayacağını, bu hükme aykırı davranışı halinde işverenin zararını tazminle mükellef olduğunu kabul ettiği, rekabet yapma yasağı başlıklı 14. maddesinde, “Bu sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece ve sözleşmenin sona ermesinden sonra 1 yıl süre ile bu sözleşme ile yükümlendiği işi gerek kendisi ve gerekse işveren ile rekabette olan 3. kişiler nam ve hesabına yapmamayı ya da böyle bir işe ortak olmamayı, herhangi bir sıfat ve surette katılmamayı, aksine davranışı halinde 20,000.00 $ tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği",

gizlilik sözleşmesinde de, “Bu sözleşme gereğince taşıdığı unvan ve görev sebebiyle öğrendiği ve işverenin 3. şahısların bilmemesini istediği ve özellikle rakip firmaların öğrenmemesinde işverenin menfaati bulunan her türlü gizli bilgileri ifşa etmeme, gizli tutma yükümlülüğü altına girdiğini ve gizlilik sözleşmesinin hizmet sözleşmesinin devam ettiği müddetçe ve hizmet sözleşmesi ne sebeple sona ererse ersin, sona erme tarihinden itibaren üç yıl süre ile geçerli olacağını,

gizlilik sözleşmesinin ihlâlinin iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra gerçekleşmiş ise işten ayrıldığı tarihteki son ücretinin 12 katı tutarında cezaî şart ödemeyi kabul ve beyan ettiği”, davalının iş sözleşmesinin feshinden sonra bir yıllık süre içinde Marin ...'ne ait işyerinde çalışmaya başladığı anlaşılmıştır.

Dava rekabet yasağının ihlali sebebiyle kararlaştırılan tazminatın ve manevi tazminatın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Dava konusunun, 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, buna bağlı olarak iş mahkemesinin görevli olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1.maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 29.06.1960 tarihli, 1960/13 ve 1960/15 sayılı kararında; iş mahkemelerinin, işçi sayılan kimselerle (Kanunun değiştirilen 2'nci maddesinin C, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında “iş

sözleşmesinden doğan” veya “iş kanuna dayanan” her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların bu mahkemelerde çözümleneceği açıklanmıştır.

Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesince, "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerin esrarına nüfus etmek hususlarında işçiyle müsait olan bir hizmet sözleşmesinde her iki taraf, sözleşmenin hitamından sonra işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasına ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler.

Rekabet memmuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfusundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar hükmüne sebebiyet verebilecek ise caizdir.

İşçi sözleşmenin yapıldığı zamanda reşit değilse rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır." Madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde, sözü edilen sırlara vakıf işçinin mukavele yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir.

Düzenleme hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet sözleşmesi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.

Hizmet sözleşmesinin devamında yapılan bir sadakatsizlik, bu ister sözleşme ile düzenlensin ister kanunla düzenlensin iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Oysa somut uyuşmazlıkta davacı taraf davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibarıyla davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirir bir durum mevcut değildir.

Ayrıca ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.

Kaldı ki, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesiyle kanun koyucu çok açık bir şekilde, mülga 818 sayılı Kanun'un 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardandır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.02.2012 tarih 2011/11-781 esas- 2012/109 karar sayılı ilamında da hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, mülga 818 sayılı Kanun’un 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3.maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve mutlak ticari davaların görülme yerinin ise açık biçimde ticaret mahkemeleri olduğu belirtilmiştir

Açıklanan sebeplerle, mahkemece mutlak bir ticari dava olan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa ilişkin hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/28285, K. 2015/18074, 21 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/28285
Karar No
2015/18074
Tarih
21 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/28290 K.2015/18075
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/28329 K.2015/8268
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/28335 K.2015/8270
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/28349 K.2015/8258
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/28491 K.2015/8339
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/28618 K.2015/40596

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.