KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/31701 E., 2013/23026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaa olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Assistt davacının verilen görevi yapmaması ve yapmamakta ısrar etmesi üzerine feshedildiğini söylemiş, diğer davalı Telekom ise Assistt ile ilişkisinin muvazaa dayanmadığını, ayrı bir tüzel kişilik olduğunu ve kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğine ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanıp, dayanmadığı ve işverenin yaptığı feshin geçerli sebebe dayanıp, dayanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda mahkeme, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasındaki ilişkiyi muvazaaya dayanarak kabul edilmek suretiyle davanın kabulü yoluna gidilmiş ise de varılan bu sonuç dosya içeriğine, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı, alt işveren ilişkisi olduğu yönünde oluşup, yerleşen içtihat hükmüne uygun bulunmamıştır.
Dosya kapsamı itibariyle ve istikrar kazanan içtihat hükmü gereğince davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmadığı geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu sabittir. Bu itibarla mahkemenin aksi düşünce ile oluşturduğu gerekçe yerinde değildir.
Davalı alt işverenin dosyaya sunduğu yazılı belgelere göre davacının özelikle tüm yazılı ve sözlü uyarılmalara rağmen görevini aksattığı anlaşılmaktadır. Davacının gerek yazılı gerekse şahit anlatımlarıyla sabit olan, haklı sebep ağırlığında kabul edilmese dahi iş yerinde işin yürütümünü bozucu ve olumsuzluklara sebebiyet verdiği anlaşılan davranışları iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturacak niteliktedir. Bu sebeple; davalı alt işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı dolayısıyla işe iade şartlarının somut olayda gerçekleşmediği nazara alınmaksızın davanın, yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
Açıklanan sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/31701, K. 2013/23026, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama