KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/3190 E., 2014/2630 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2012
- Numarası
- 2010/339-2012/382
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 22.04.2004-30.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını, yeni seçilen belediye başkanının müvekkiline ve işçi arkadaşlarına "yemişler içmişler bunların hesabını sizden soracağım hırsızlar" diyerek hakarette bulunduğunu, şikayetçi olunması üzerine belediye başkanının ceza aldığını, müvekkilinin bu sebeple haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasında davacının fazla mesai ve hafta tatili çalışmasının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı fazla mesai alacağının ödenmediğini belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftada beş saat fazla mesai yaptığını ve ayda iki hafta tatilde çalıştığını belirterek bu alacakları hesaplamıştır. Davalı belediye bir kamu kuruluşudur. Kamu kuruluşlarında çalışmaların kayıt ve belgeye dayanması esastır. Davacının fazla mesai ve hafta tatili alacağı talepleri kayıt ve belgelere uygun olmadığından, sadece soyut tanık anlatımlarına göre bu taleplerin kabulü hatalıdır. Bu gerekçe ile davacının fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının reddine karar verilmesi gereklidir.
2-Kabule görede davacının ücret ve ulusal bayram genel tatil alacak talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması da hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/3190, K. 2014/2630, 14 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama