İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/3438 K.2014/4025

Hüküm süresi içinde davacı ve davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2013/3438Karar2014/4025Tarih25 Şubat 2014Okuma6 dk · 1.232 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2013/3438 E., 2014/4025 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2014
Mahkemesi
Gebze 1. İş Mahkemesi
Tarihi
29/11/2012
Numarası
2012/22-2012/831
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.232 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Hüküm süresi içinde davacı ve davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davalı L.. E..'in müvekkilinin Gebze şubesinde çalışmakta iken zimmetine para geçirmesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalı işçinin verdiği zarardan kaynaklı borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, borcun teminatı olarak menkul ve gayrimenkul rehinleri tesis edildiğini, diğer davalı E.. E..'in ise borca kefil olduğunu, rehinlerin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerden elde edilmesi muhtemel meblağın borcu karşılamaya yetmeyeceğini, anılan borcun tahsil edilebilmesi için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız yere itirazla takibin durmasına sebebiyet verdiklerini beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı L.. E.. vekili, müvekkili işçiye banka zararının tahsilinin teminatı amacıyla birçok belge imzalatıldığını, tesis edilen rehinlerin paraya çevrilmesi yoluyla icra takipleri yapıldığını, devam edilen icra takip dosyalarında tahsilatların yapıldığını, müvekkilinin aynı borç için yüksek miktarlı mükerrer icra takipleriyle muhatap olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı E.. E.., asıl borçlunun borçlu olduğu miktarın ve yapılan ödemelerin belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı E.. E.. tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 02.03.2011 tarih 2010/12539 esas 2011/3022 karar sayılı kararıyla, davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece, görevsizlikle dosyanın gönderilmesi üzere iş mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili, davalı L.. E.. vekili ve davalı E.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı banka tarafından, davalılar aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla yapılan icra takibinde, davalı L.. E.. asıl borçlu sıfatıyla diğer davalı ise kefil sıfatıyla borçtan sorumlu tutularak, asıl alacak, geçmiş gün faizi, banka sigorta muamele vergisi, dava masrafı kalemlerinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan tahsili talep edilmiştir. Davalıların asıl borca ve ferilerine itirazı üzerine takip durmuştur.

Bozma öncesi görevsiz mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporunda, davalıların 280.730,04 TL ana para, 114.820,01 TL işlemiş geçmiş gün faizi, 5.741,00 TL ... ve 617,75 TL mahkeme masrafı olmak üzere toplam 401.908,80 TL borçlu oldukları belirtilerek, sözkonusu meblağdan davacı asıl borçlu tarafından borca teminat gösterilen menkul rehin bedeli düşülmüş ve toplam alacak miktarının 336.336,81 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Görevsiz mahkemece de, bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen miktar üzerinden, asıl alacak için uygulanacak avans faiz oranı ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir.

Dosyanın görevsizlik kararı üzerine gönderildiği mahkemece yapılan yargılamada ise bozma öncesi alınan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak, davacı vekilinin 29.11.2012 tarihli celse de beyan ettiği 174.522,87 TL tutarındaki ödeme, raporda belirtilen asıl alacak miktarından (280.730,04 TL) düşülerek bakiye 106.207,17 TL asıl alacak üzerinden takibin işleyecek avans faiziyle birlikte devamına karar verilmiştir.

Öncelikle, mahkemece bilirkişi raporuna dayanılmasına rağmen, sadece asıl alacak miktarı yönünden takibin devamına karar verilmiştir.

Talep edilen diğer alacak kalemleri hakkında, herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve gerekçe tesis edilmeksizin "fazlaya ilişkin talebin reddine" ifadesiyle red hüküm sonucu kurulması, Anayasanın 141. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde ifade edilen, her türlü yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunluluğuna aykırıdır.

Ayrıca, verilen ilk kararda takip talebinde talep edilen diğer alacaklar yönünden de bilirkişi raporu doğrultusunda takibin devamına karar verilmiş ve bu karar davalı L.. E.. tarafından temyiz edilmemiştir. Hal böyleyken, davalı L.. E..'in verilen ilk kararı temyiz etmemesi karşısında davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da, anılan şekilde hüküm kurulmasıyla ihlal edilmiştir.

Diğer taraftan, taraflar arasındaki borç ilişkisinde, asıl borç miktarının belirlenmesi yönünde yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. Bilirkişi kurulu raporunda, bu yönde yapılan değerlendirme ve tespitler, hüküm kurmaya elverişli derecede davayı aydınlatmamıştır. Yine, davalı tarafça, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra dosyalarından tahsilat yapıldığı ileri sürülmüş, mahkemece ise yapılan ödeme miktarlarının icra dosyalarının celp edilmesi suretiyle araştırılması yerine, davacı vekilinin beyanı esas alınmış, bu suretle borç için yapılan ödeme miktarları da kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, davaya konu borç hakkında, asıl borçlunun borcuna teminat olmak üzere, üç adet ipotek ve bir adet araç rehni tesis edildiği anlaşılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca, kural olarak bir borcun rehinle temin edilmesi halinde, alacaklının öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması zorunludur. Ancak rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir. Anılan madde hükmü asıl borçlu için sevk edilmiş olup, kefiller hakkında uygulanmaz.

Bozma öncesi verilen ilk kararda, sadece araç rehni bedeline isabet eden kısım için her iki davalı yönünden de ilamsız yoluyla takip yapılamayacağı kabul edilmiş ve ilgili miktar takibin devamına karar verilecek tutarın tespitinde nazara alınmıştır.

Temyiz incelenmesine konu kararda ise, mahkemece, 2004 sayılı Kanunun 45. maddesi düzenlemesi karşısında, ipoteklerin ve araç rehninin bedellerinin, davaya konu genel haciz yoluyla takibin yapılmasına kısmen veya tamamen engel olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmamış, takibin devamına karar verilecek tutarın tespitinde ipotek ve menkul rehin bedelleri nazara alınmamıştır. 2004 sayılı Kanunu'nun 45. maddesi hükmünün, somut olayda sadece asıl borçlu (davalı L..

E..) hakkında uygulanabilir olup, kefil bakımından (davalı E.. E..) uygulanamayacağı tartışmasızdır.

Asıl borçlunun borcuna teminat olmak üzere tesis edilen ipotekler yönünden yapılan değerlendirmede, sadece ipotek bedelini aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabileceğinin kabul edilmesi gerekirken bu yönün nazara alınmaması hatalı ise de, verilen ilk karar davalı asıl borçlu tarafından temyiz edilmediğinden karşı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gereği bu yön bozma sebebi yapılmamıştır.

Ancak, takip tarihi itibariyle düzenlenmiş bir rehin açığı belgesi sunulmadığı da nazara alınarak araç rehni bedeliyle sınırlı olmak üzere ve sadece davalı asıl borçlu yönünden mahkemece, rehin bedelinin takibin devamına karar verilecek miktarın tespitinde nazara alınmaması hatalı olmuş, bu yönden davalı L.. E.. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür.

Alacağa uygulanan faiz oranı ile ilgili olarak temyiz itirazlarına gelince, iddia edilen zarar davacının ticari işletmesiyle ilgili ise de, davalıların tacir olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın niteliğine göre uygulanması gereken faiz, yasal faiz olup mahkemece avans faizine hükmedilmesi hatalıdır. Hal böyle olmakla birlikte, verilen ilk kararda avans faizi oranının uygulandığının, bu kararın davalı L.. E.. tarafından temyiz edilmediğinin anlaşılmasına göre, usuli kazanılmış hak ilkesi gereği, bu yön sadece davalı E.. E.. yönünden bozma sebebi yapılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında varılan neticede, öncelikle dava konusu borç ile ilgili yapılmış tüm icra takip dosyaları ve varsa ceza soruşturma veya kovuşturma dosyası celp edilerek incelenmelidir.

Ardından biri banka muhasebesinde uzman olmak üzere iki adet bankacılık alanında uzman bilirkişi ve üniversitelerin bankacılık ve ticaret hukukuyla ilgili kürsülerinde çalışan bir öğretim üyesinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle, bilirkişilere mahallinde işyeri kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilmesiyle, asıl borç miktarı ve yapılmış ödemeler net bir şekilde belirlenmeli, zararlandırıcı eylem tarihi geçmiş gün faizinin başlangıç tarihi kabul edilmeli, takip konusu tüm alacak kalemleri, yukarıdaki paragraflarda işaret edilen hususlar da nazara alınarak ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.

Yapılan ödemelerin mahsubunda, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 84., yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi hükmü gözden kaçırılmamalıdır. Nihayetinde, usuli kazanılmış hak ilkesine de nazara alınarak dava konusu uyuşmazlık çözümlenmeli ve bir karar verilmelidir.

Kabule göre de, davanın kısmen reddedilmesine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı L.. E.. lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi de hatalı olmuştur. Yukarıda yazılı sebeplerden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/3438, K. 2014/4025, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3438
Karar No
2014/4025
Tarih
25 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/3439 K.2014/2068
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/3439 K.2014/3385
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/3440 K.2014/1944
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/3440 K.2014/2069
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/3441 K.2014/2070
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/3442 K.2014/2071

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.