KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/36216 E., 2013/29959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve prim alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının beklenen başarıyı sağlayamaması nedeniyle feshedildiğini, tüm kanuni haklarının ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla mesai ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre haftada 5 gün 08:30-18:30, cumartesi günleri ise 09:00-17:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriğine göre, davacı cumartesi günleri çalıştığını yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlamış değildir. Bu itibarla davacının Cumartesi günleri çalışmadığı kabul edilerek fazla mesai alacağı yeniden hesaplanmalıdır. Fazla mesai alacağı hakkında hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 23.12.2013
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/36216, K. 2013/29959, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama