KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/3971 E., 2013/26794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatili, yıllık izin ve ücret alacağının ödetilmesine davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına ... Hüsnü Özkarayel geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacının ... sözleşmesinin işverence haksız olarak sona erdirildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili; davacının ... sözleşmesinin 17.08.2009 tarihinden itibaren işe gelmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiğini, hiç bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 01.03.2002-17.08.2009 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak en son aylık 1.094,85 TL net ücret ile çalıştığı, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ücret alacağı olduğu, yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının, davalıya ait işyerinde 01.03.2002-17.08.2009 tarihleri arasında yedi yıl beş ay onaltı gün süreyle davacının iddiasına göre muhasebeci, davalının iddiasına göre ön muhasebeci olarak çalıştığı, davacının net 1.750,00 TL, Bakanlığa verdiği şikayet dilekçesinde 1.500,00 TL net ücretle çalıştığını, davalının 800,00 TL net, 1.116,55 TL brüt ücretle çalıştığını ileri sürdükleri, işverenin 11.07.2008 tarihli yazısında ücretin net 1.500,00 TL olduğunun belirtildiği, şahitlerin tarafları doğruladıkları, ücret bordrolarında ücretin 800,00 TL net, 1.116,55 TL brüt olduğu,
..., yüksekokul mezunu ve muhasebeci olarak çalışanın ücretinin 1.800,00 TL, önmuhasebe elamanının 900,00 TL net ücretle çalışacağını, mali müşavirler odasının, ücretin, karşılıklı anlaşmayla belirleneceğini bildirdikleri, mahkemece, bildirilen iki ücretin ortalaması olan brüt 1.528,06 TL, net 1.094,85 TL ücretin kabul edildiği anlaşılmış olup, davacının Bakanlığa verdiği şikayet dilekçesindeki beyanı ve dosya içeriğinden ön muhasebeci olarak çalıştığı kabul edilerek,
tarafların ücret konusunda anlaşamadıkları, ücret bordroları, işyeri yazısı ve tarafların beyanlarında bildirdikleri ücret miktarlarının birbiriyle çelişiyor olması karşısında, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... (iki yıllık yüksekokul mezunu, yedi yıl beş ay kıdemi bulunan önmuhasebe elemanı) bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve meslek kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/3971, K. 2013/26794, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama