KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/6840 E., 2013/29444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ... ve genel tatil, hafta tatili, asgari geçim indirimi ve son maaş alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; davacının, davalıya ait işyerinde 21.07.2011 tarihinde pişirici olarak çalışmaya başladığını, haftalık net 375,00 TL ücret ve 6 adet ekmek yardımı aldığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini.alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacağı, agari geçim indirimi alacağı ve son maaş alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının başka bir işçisi ile tartışması üzerine kendi iradesiyle iş yerini terk ettiğini bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, diğer alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 18.05.2007-27.07.2011 tarihleri arasında dört yıl iki ay dokuz gün çalıştığı, son ücretinin 2.364,92 TL olduğu, iş sözleşmesini davacının haklı sebeple feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatının reddi gerektiği, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal ... ve genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığı, son haftalık ücretinin ödenmediği ve asgari geçim indimi alacağı bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hesaplama esas alınan çalışma süresi konuları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının günde ortalama 2,5 saat, haftalık 17,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de, dinlenen tanıkların çalışma döneminin tümünde çalışan kişiler olmadığı,
buna göre tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları 2007 başlarındaki yirmi gün ve 01.01.2009 tarihinden fesih tarihine kadar olan süre dışında fazla çalışma yapıldığı ıspatlanamamıştır, ayrıca davacı tanıklarından 2007 yılında yirmi gün çalışan tanığın yerine 2009 yılından itibaren çalıştığını beyan eden tanığın beyanına göre, davacının haftanın altı günü 08.00-16.00 saatleri arası ve 22.00-06.00 saatleri arasında vardiyalı çalışma yaptığı, haftada bir günde yirmidört saat çalışma olduğu kabul edilerek,
ara dinlenme süreleride düşülerek hesaplama yapılması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan, davacının davalıya ait işyerinde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, 18.05.2007-01.11.2007, 27.02.2008-18.10.2011 tarihleri arasında dört yıl iki ay dokuz gün çalıştığı anlaşılmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının aksi eşdeğerde delillerle tereddüde yer vermeyecek şekilde ıspatlanamamıştır. Hal böyle olunca, alacak ve tazminat hesaplarının davacının iş sözleşmesinin 27.07.2011 tarihinde sona erdiğine dair beyanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre 01.11.2007-27.07.2011 tarihleri arasındaki süre dikkate alınarak yapılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/6840, K. 2013/29444, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama