KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/919 E., 2013/29287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı işyerinde çalıştığını, haksız olarak sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının şartları bulunmayan alacak istemlerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi hesaplamaları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden davacının, davalı işyerinde 23.11.2004-08.08.2010 tarihleri arasında ofis elemanı olarak çalıştığı, davacının çalışma süresi boyunca düzenlenen imzalı bordroların dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. Sözkonusu belgelerde fazla çalışmaya ilişkin ücret tahakkuku bulunmadığından mahkemece fazla mesai alacakları şahit anlatımları ile belirlenmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay
değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir.
Somut olayda mahkemece ortak tanığın beyanlarına göre ocak 2007-Temmuz 2009 tarihleri arasında davacının fazla mesai yapmadığının kabulü yerindedir. Ancak bu dönem dışında davacı tanıklarının duyuma dayalı beyanlarına göre davacının haftada on sekiz saat fazla mesai yaptığı kabulü hatalı olmuştur. Sözkonusu tanıkların görgüye dayalı beyanlarına göre davacının haftanın altı günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı kabulü ile uygun bir hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/919, K. 2013/29287, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama