KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/16347 E., 2014/17314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/04/2014
- Numarası
- 2013/282-2014/192
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı A.. A.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın davalı A. R. ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. yönünden kabulü ile işe iadesine ve davalı T.. A.. yönünden husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı A. R. ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının, alt işveren A. R.ve Müşteri Hizmetleri A.Ş. nezdinde ve asıl işveren T.. A..'de çalıştığı ve iş sözleşmesinin alt işveren tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının başka bir ildeki işyerine naklini gerektirir objektif bir sebep ortaya konulmadığından, mahkemece feshin geçersiz olduğunun kabulü ve davacının alt işverendeki işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak, davalılar arasındaki ilişki, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/7-8. maddelerine uygun ve geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu halde, işe iadenin mali sonuçlarından asıl işveren ile alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, davanın, asıl işveren T.. A.. yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Davacının temyizine gelince; davacı, feshin geçersiz olduğunu belirterek buna bağlı tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece işe başlatılmama halinde davacının kıdemine göre dört aylık tutarındaki tazminat ile boşta geçen süre nedeniyle dört aya kadarki ücret ve haklarının ödenmesine karar verilmiştir. Dahili davalı T.. A.. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/16347, K. 2014/17314, 16 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama