KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/24307 E., 2014/25901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/06/2014
- Numarası
- 2013/279-2014/252
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebebe dayanılmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, buna bağlı kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin 4857 İş Kanunu'nun 25/II-b.d maddeleri uyarınca haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı işçinin dava dışı E.. M.. ile E.. Şirketlerinin işçilerine hakaret etmesi sebebiyle feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20/2 maddesi uyarınca "feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir". İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel şartlarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İşçi, fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Dosya içeriğine göre davacı hakkında düzenlenen 18.12.2013 tarihli tutanakta, işverenin birlikte iş yaptığı E.. şirketinin yetkililerine hakaret edip onları tehdit ettiği belirtilmiş, 12.12.2013 tarihli tutanak ve savunma formunda ise yine E... Şirketi yetkilileri ile proje şefi F.. K..’na hakaret ettiği tutanak altına alınmış, tutanak F.. K.. tarafından imzalanmıştır. İş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25/II-b.d maddeleri uyarınca feshedilmiş ise de, iddia olunan hakaret eylemlerine şahit olduğu belirtilen ve duruşmada dinlenilen şahit F.. K.., olayı görmediğini ve yöneticilerin beyanı ile tutanak tuttuğunu söylemiş ve davacı vekilince davacı şahitleri A.. K.. ve M.. A..'ın dinletilmesinden vazgeçilmiştir.
Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davalı işveren davacı işçinin iş sözleşmesini geçerli veya haklı sebeple feshettiğini ispatlayamamıştır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/24307, K. 2014/25901, 29 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama