KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/25165 E., 2014/35247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Gaziantep 3. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 04/07/2013
- Numarası
- 2012/67-2013/519
- Davacı
- B.. Z.. ADINA VEKİLİ
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem ve ihbar tazminatı ile sair işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının bir kısım işçileri haksız isteklerini kabul ettirmek için kışkırtmak suretiyle işçilerin işi bırakmalarına ve işin durmasına sebep olduğundan iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve bir kısım işçilerin hak aramak adına hareket ettikleri, bu durumun fesih için haklı sebep teşkil etmediği gerekçesiyle isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ücreti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı, ayrıca davacının çalıştığı işyerinin faaliyet gösterdiği alanda uzman bir bilirkişiden de görüş alınarak davacının fesih tarihindeki gerçek ücreti saptanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Davacı 1.360,00 TL ücret aldığını ancak ücretin bir kısmının elden ödendiğini ileri sürmüş, davacı tanıkları da davacıyı doğrulamıştır. Davalı ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtmiş, davalı tanıkları ücrete ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılmış ve mahkemece davacının iddiası doğrultusunda yapılan hesaplamaya itibar edilmiş ise de, emsal ücret araştırması yapıldıktan sonra belirlenecek ücrete göre alacakların hesaplanması gerekirken eksik araştırmayla sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/25165, K. 2014/35247, 11 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama