KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/33175 E., 2014/35422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2014
- Mahkemesi
- İzmir 11. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 04/04/2014
- Numarası
- 2013/465-2014/234
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebi ile feshedildiğini, feshin sendikal sebebe dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işyerindeki sendikal faaliyetlerin işverence öğrenilmesi sebebiyle davacının işten çıkarıldığını, devamsızlık tutanaklarının bundan sonra düzenlendiğini ve işverence yapılan feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun "Sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı" başlıklı 31. maddesinin üçüncü fıkrasına göre.
"İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz;" beşinci fıkrasına göre.
"İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz." Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise. "Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanun'un 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri uygulanır.
Ancak, 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz." denilmektedir.
Somut olayda davacının işveren tarafından kendisine teklif edilen ikale sözleşmesini kabul etmemesi sebebiyle iş yerine alınmadığı ve bundan sonra hakkında devamsızlık tutanakları düzenlendiği, bu halde işverence yapılan feshin geçersiz olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup, mahkemenin bu yöndeki tespiti isabetlidir. Bununla birlikte feshin sendikal sebebe dayandığının kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Sendikal tazminatının hüküm altına alınabilmesi için, feshin sendikal sebebe dayandığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlanması zorunludur. Eldeki davada, sözleşmenin feshedilmesinden önce, iş yeri hakkında alınmış bir yetki kararı bulunmadığı, davacı ile birlikte işten çıkarılan işçilerin çıkarma veya ikale tarihi itibariyle sendika üyesi olmadıkları, feshin yapıldığı Ağustos ayında altı işçinin işine son verildiği, aynı dönemde üç işçinin işe girdiği, ayrıca aynı süreçte işten çıkarılan ve tanık sıfatıyla dinlenen işçilerin beyanlarının sendikal sebebi ispata elverişli olmadığı nazara alındığında, davacının sendikal sebebi ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre belirlenmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/33175, K. 2014/35422, 12 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama