KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/33840 E., 2014/35864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ankara 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 29/09/2014
- Numarası
- 2014/455-2014/1060
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, asıl işveren olan davalı T.. A..'ne ait işyerinde, diğer davalı A. Rehberlik Müşteri Hizmetleri A.Ş. bağlı olarak çalıştığını, davalılar arasındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalılar aralarındaki asıl işveren - alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalılar arasında geçerli bir asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunduğu, feshin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre sözkonusu tazminatın davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/33840, K. 2014/35864, 16 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama