KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/5861 E., 2014/5770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ankara 12. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 30/10/2013
- Numarası
- 2013/613-2013/909
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı ve dahili davalı avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili müvekkilinin 20.03.2009 tarihinde itibaren Türk Telekom Operatörlüğü Çağrı merkezinde müşteri hizmetleri yetkilisi/asistan olarak çalışmakta iken 26.06.2012 tarihi itibari ile ve aynı gün tebliğ edilen bildirim ile bildirimsiz ve tazminatsız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, işverenin ileri sürdüğü bu sebeplerin mesnetsiz olması nedeni ile kabul etmediklerini ve bu nedenle feshin geçersiz olduğunu, fesih bildiriminin geçersizliğine, davacının ise iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili müvekkil şirket ile davacının arasında hiçbir iş ilişkisinin olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiği, davanın reddini savunmuştur.
Davalı A.. A.. vekili davacının davalı ile işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davacı hakkında tutanaklar tutulduğunu, uyarılara karşın tutumunu sürdürdüğünden iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddine hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve davacının davalı A...A.Ş. yanında işe iadesine, boşta geçen süre ücretinden ve işe başlatmama tazminatından davalıların müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Karar, davacı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı hakkında işini gereği gibi yapmaması sebebiyle çok sayıda tutanak tutulmuş ve birkaç kez disiplin kurulu tarafından uyarı cezası verilmiştir. Dosya kapsamında mecut davalı işveren tarafından feshe gerekçe yapılan davacı hakkındaki tutanakların ve disiplin kurulu cezalarının sayısı ve içeriği dikkate alındığında davacının eylemlerinin işveren yönünden fesih haklı sebep boyutuna ulaşmamış ise de, sözleşmenin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece yukarıdaki sebepler gözetilmeden davanın reddi yerine kabulü hatalı olup 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/5861, K. 2014/5770, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama