KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2015/1872 E., 2016/7653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ücreti ile manevi tazminat alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, izin ücreti, ihbar ve manevi tazminat alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İsteminin Özeti:
Davalı, Şahsi borç sebebiyle icra takibi yapıldığını, para ilişkisine ilişkin savunmasının istendiğini ancak davacının müvekkiline şantaj yaptığını, iş sözleşmesinin 25. maddeye göre feshedildiğini, fazla mesai ve izin ücreti talebinin yerinde olmadığını iddia ederekaçılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, izin alacağının kabulü ve diğer alacakların reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından yapılan feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır.
Her ne kadar mahkeme tarafından davacının 24.03.2008 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, saha satış yöneticisi olarak çalıştığı, davalı şirketin Ankara bölge bayisi ... adına davacının müşterilere mal sattığı, tahsilat yetkisi olmadığı halde müşterilerden tahsilat yaptığı ve bu şekilde zimmetine para geçirdiği,
bu ilişkinin işveren tarafından öğrenilmesi üzerine 01.02.2013 tarihinde işveren tarafından 4857 sayılı Kanun'un 25/II-b ve e bendleri gereğince iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği kabul edilmişse de davacının borçlu olup distribütör ile aralarında maddi bir ilişki sonucu menfaat temin etiği ve görevini kötüye kullandığı ayrıca fesih ihtarında belirtildiği üzere hakaret ya da tehdit fiilini gerçekleştirdiğine dair şüpheden uzak bir delil bulunmadığından ispat yükü kendisinde olan davalı tarafından feshin haklı olarak gerçekleştirildiği iddası ispatlanamadığından aksi yönde kanaat ile mahkemenin feshe bağlı alacaklardan olan kıdem ve
ihbar tazminatının kabülü yerine reddine karar vermesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/1872, K. 2016/7653, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama